Sınırlı Sevgi

Hakan dalgın dalgın yolda yürüyordu. Yanından geçen arabaların sesleri, düşünceli zihninde yalnızca vızıltıdan ibaretti. Hava oldukça kapalı ve soğuk, kar yere henüz yeni düşmüştü. Her adımında kardan dolayı çıtır çıtır sesler geliyordu. Oysa Hakan tüm bunların farkında bile değildi. Zihni uzun zamandır yorgun ve karmakarıştı. Öyle ki geceleri düşünmekten uyuyamaz hale gelmişti.

Okula vardığında öğretmenler odasındaki yerine oturmuştu. Hakan şehrin merkezindeki bir ortaokulda matematik öğretmeniydi. Düşünceli, bir o kadar dalgın görünüyordu. Durumunu fark eden zümre arkadaşı Semih usulca yanına oturdu.

“Hayırdır Hakan öğretmenim, umarım ciddi bir sıkıntın yoktur.” Hakan, derin düşüncelerinin arasından sıyrılıp arkadaşına baktı.

“Ciddi mi değil mi, henüz karar vermedim Semih öğretmenim. Ama artık canımı epey sıkıyor.”

“Anlat hele, ciddiyet durumuna birlikte karar verelim.” Hakan derin bir nefes aldı. Zihnindekileri toparlamaya çalıştı, ardından anlatmaya başladı.

– Semihciğim biliyorsun babam vefat etti ve biz annemle beraber yaşıyoruz. Aslında bundan şikayetçi de değilim. Ama son zamanlarda fark ettiğim bir durum var. Sanki annemin izin verdiği ve onun istediği bir hayatı yaşıyorum. Ne zaman bir şey yapsam, çocukmuşum gibi müdahale ediyor. Hatta bazen benim yerime karar verdiği bile oluyor. Sorumluluğu bana ait olan konularda da söz sahibi. Hoş bir şekilde bunu neden yaptığını soruyorum. “Senin iyiliğin için, sen benim hala küçük oğlumsun.” diyor. Sence bu anne oğul ilişkisi gerçekten sağlıklı mı?

Semih bir süre sessiz kaldı. Belli ki söyleyeceklerini kafasında toparlayıp, tartmak istiyordu. Çünkü aile meseleleri her zaman oldukça hassastı.

İyiliğin için…

– Kardeşim, annen belli ki otoriter bir hanım. Ama sanırım otoriteyi biraz yanlış anlıyor. Sorumluluğu bize ait olmayan konularda karar verme yetkimiz yok. Eğer olsaydı, bu karşı taraf için zulme dönüşürdü. Birlikte yaşadığımız insanlara, bir durum olduğunda güvenmek zorundayız… Peki, sen evde annenle nasılsın?

Hakan’ın yüzü asılarak gözlerini yere indirdi.

– Annem ne isterse onu yaparken buluyorum kendimi. Açıkçası bunu da birkaç gün önce fark ettim. Arabamı değiştirmek istediğimi söylediğimde çok kızdı ve izin vermediğini söyledi. Ben de ondan izin istemediğimi söyleyince küstü. O günden beri de benimle konuşmuyor.

Sağlıklı sınırlar…

Semih düşünceli şekilde başını salladı. “Hakan öğretmenim, anneciğin muhtemelen otoritesinin sarsıldığını düşünüyor. Bu da onu telaşlandırdığı için daha sinirli yapıyor. Benden bir tavsiye istersen; yine de annenin gönlünü al. Ama sınırlarını çizmen de bu noktada çok önemli. Madem konu buraya kadar geldi, kendi lehine davranabilirsin. Şunu unutma derim Hakan öğretmenim. İçin rahat olsun, annene sınır çizmen onu sevmemek ya da ona saygısızlık etmek değildir.  Sadece senin de artık büyüdüğünü ve kendi yetki alanında karar verebileceğini göstermen gerekir. İnan bana, sağlıklı sınırlar ilişkinizi de rahatlatır ve daha mutlu olursunuz.

Hakan’ın yüreği bir nebze olsun serinlemişti. Aslında kendisi de arkadaşı gibi düşünüyordu. Sadece annesine nasıl davranacağını bilemiyordu. Annesi onun en yumuşak karnıydı. Bu zamana kadar tüm zorlukları birlikte göğüslemişlerdi. Onu yok saymak, hayatı boyunca isteyeceği son şeydi.

Peki sınır çizmek, gerçekten yok saymak mıydı? 

Her ilişki gibi anne-oğul ilişkisi de zamanla dönüşüyordu. Çocuk büyüyor, roller değişiyordu ama sınırlar aynı kalıyordu. Oysa sınırlar sevgiyi azaltmıyor, aksine onu sağlıklı hale getiriyordu. Bunu fark edebilmek de büyük cesaret istiyordu. Ders zili Hakan’ı düşüncelerinden çekip aldı.

Yine yeni bir ders başlıyordu. Biraz çarpma, biraz da bölme… 

Belki de asıl mesele, hayatın görünmeyen denklemlerini çözebilmekti.

65 Responses

  1. Bazı anneler evlatlarının bir emanet olduğunun farkında olmayabiliyor. Ergenliğe kadar sahiplenmesi çok doğal. Belki de çoğu anne veya baba aslında kendi kararlarını kendi veren bir evlat yetiştirme sorumluluğunda olduğunu unutuyor. Hata yapmayan bir evlat yetiştirmek değil kendi kararlarının sonuçlarını ve bedellerini ödeyecek bir evlat yetiştirmek…

    Loading spinner
  2. Ne güzel bir noktayı yakalamışsınız. Birçok kere vöyle ilişkilerin içinde buluyoruz kendimizi. Kimi kez şiddetli bir tepki ile hem karşı tarafı kırıyor hem ilişkilerimizi zedeliyoruz. Kimi zaman da aman aramız bozulmasın kalbi kırılmasın diye susuyoruz. İkisi de değil. Konuya hangi pencereden bakmalıyız anlatmışsınız. Teşekkürler,

    Loading spinner
  3. Aile ilişkilerinde sınırların önemini sade ve etkili bir anlatımla yansıtan başarılı bir yazı olmuş. Düşündüren ve anlamlı bir metin. Emeğinize sağlık.

    Loading spinner

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading spinner