Başarıya Engel Bahaneler

Gözetmen “Sınav süresi doldu.” dediğinde Buket kalakaldı. Sınav kâğıdı önünden alındığında ise ağlamaya başladı. Hem ağlıyor hem de bu haline şaşırıyordu. Nasıl yetiştiremezdi soruları, nasıl yetişmez? Tek buna da değil, ağlamasına da şaşırıyordu. Gözyaşlarını tutamıyor, herkesin içinde hüngür hüngür ağlıyordu. Bu asla Buket’in yapacağı bir şey değildi. Okulun bahçesinde annesini görünce koşarak sarıldı. Bir yandan ağlarken birden gözü babasına takıldı. Babası ona bakıp alaycı şekilde gülümsüyordu. Bir anda gözyaşları kesildi ve öfkeyle;

– Seni bu kadar mutlu eden nedir acaba baba?

– Kızım niye mutlu olayım? İnsan evladının mutsuzluğu ile mutlu olur mu hiç? Ama ben sana yıl içinde anlatmaya çalıştım. O yüzden şaşırmadım, böyle olacağını biliyordum…

Buket iyice öfkelendi, tam bir şeyler söyleyecekti ki annesi;

– Tamam, hadi didişmeyin de bir an önce gidelim.

Buket eve girer girmez kendini odasına kapattı. Ertesi gün tatile gideceklerdi ama kesin iptal olurdu. Çünkü babası bu başarısızlıktan sonra asla onu tatile götürmezdi. Babasının sık sık dediği gibi “Tatili hak etmek lazım.” Buket bu sefer de sınavı unutmuş, tatile gidemeyeceklerine ağlıyordu.

Annesi havadaki gergin durumun farkındaydı. Ne olacaksa olsun artık dedi ve iki kahve ile Ercan Bey ‘in yanına oturdu;

– Ne düşündüğünü biliyorum, çok da haklısın. Sen her imkânı sundun ama kızın bahaneleri bitmedi. Gel bu sefer tatili ceza olsun diye iptal etme.

– Hanım kendi ağzınla diyorsun haklısın diye. Önce tatili hak etmek lazım.

– Kızımız başarısızlığı için değil, onu sevmediğinden cezalandırdığını düşünüyor.

– Sevmez olur muyum, o benim biricik kızım, ama…

– Artık amasını bir tarafa bırak. Her koşulda onu sevdiğini göstermek gerek. Bu tatil çok iyi bir fırsat değil mi?

– Peki madem, dediğin gibi olsun…

Buket odasında ağlaya ağlaya uyuyakalmıştı. Uyandığında karanlık çökmüş, gece olmuştu. Kapının ağzında valizi görünce bir çığlık attı, “Yaşasın!” Buket’in sevinçli sesine uyanan annesi;

– Kızım şu sesini ve neşenin altını biraz kıs.

Annesini gören Buket dans etmeye başladı. Sarıldı, annesini öptü, bu işte kesin parmağı vardı.

– Gidiyor muyuz tatile?

– Evet gidiyoruz, hadi git eşyalarını hazırla hemen. Sabah erken çıkacağız babanı bekletme.

Ne yolculukta ne tatilde babasının radarına girmedi Buket. Son gün artık dayanamayıp sordu;

– Baba, tatili iptal edersin diyordum, neden iptal etmedin?

– Sonucun kötü de olsa yorucu bir dönem geçirdin. Bu yüzden seni tatilden mahrum etmek istemedim.

Buket duyduklarına inanamadı, gülümseyerek;

– Çok teşekkür ederim baba. Peki, bunun böyle olacağını bildiğini söylemiştin. Hiç mi başarabileceğimi düşünmedin?

– Kızım bütün sene her şeye kulp buldun. Sürekli bahaneler sıraladın; okul yetersiz dedin, dershaneye gönderdik. Dershane yetersiz dedin; kaynak kitaplar aldık. Uzak dedin; özel öğretmen tuttuk. Bu defa da öğretmeni sevmedin…

Buket sessizce başını öne eğdi, babası devam etti.

– Sınava girecek olan sensin kızım, soruları sen çözeceksin. Sürekli dış dünyadan bir beklentin vardı. Bu şekilde hedefine ulaşmak senin için iyice zorlaşacak. Ancak kendin bir şeyler yaparsan hedefe ulaşmak sana kolaylaşır. Başarabilmek için beklentiyi doğru yere koymak lazım.

Buket ilk defa babasını böyle can kulağı ile dinliyor, hak veriyordu. Bu defa ağlamadı, hatta ümit dolu bir neşeyle;

– Ayy başarabilirim yani baba!

– Başarırsın tabii…

Başarı, mükemmel şartları beklemek değildir. Sahip olduğumuz imkânlarla elimizden gelen gayreti göstermektir.

20 Responses

  1. Başarmak istedik hep ama başarıya giden yollara bakmadan
    O öyle dedi bu böyle yaptı diyerek hep dışarıya baktık…

    Loading spinner
  2. Bazen bir çok beklenti içerisine girebiliyoruz. Beklediğimizi hak ettiğimizi zannediyoruz belki de kim bilir…

    Loading spinner
  3. Her problemde başkasından medet ummak cidden insanı yoruyor. Aslında sonuç almadığımız birşeyde neden insan ısrar eder ki?
    Kolayı seçmek insanı yormuyor. Başkasından beklentiye girmekte çok kolay. İnsan bir bilse ki kendi bedeli onu iyileştiriyor.

    Loading spinner
  4. O kadar imkan arasında ki imkansızlık işte beklentinin yanlış yerde arandığının bir ispatı. Onu kestiğimizde kendimize güvenimiz hedef belirleyebilmemiz sonuç odaklı değilde sebeplerimizi doğru oluşturmamızı anlatan çok güzel candan bir o kadarda hayattan bir yazı olmuş.

    Loading spinner
  5. Başarıyı sadece okul başarısına indirgemek, çocuklarımıza ve gençlerimize yapabileceğimiz en büyük kötülük. Bir kaç saatte, daha sonra kullanmayacağı bir çok bilgiyi birden hatırlamasını bekliyoruz. Ve bu sonuca göre de çocuğumuzu değerlendiriyoruz.

    İyi insan olmak, merhametli olmak, vefalı olmak, ahlaklı olmak, büyüklerine, doğaya, kendinden başka tüm canlılara saygılı olmak…bunlar nerede kaldı?

    Loading spinner
  6. Bence bu yazı, başarıya ulaşmak için önce kendimize inanıp çaba göstermemiz gerektiğini anlatıyor. Bahaneler yerine harekete geçmenin daha önemli olduğunu düşündürdü. Okurken gerçekten güzel bir ders çıkardım.

    Loading spinner
  7. Çok anlamlı bir yazı olmuş.Kalemine sağlık.Bu dünyada hedeflerimize ulaşmak için Sınavlardan geçiyoruz. Bu sınavlardada başarılı olamazsakta bahaneler üretiyoruz..Ama bahane arayamaya vakit harcayacağamıza olan şartları kendimize göre uyarlayıp çaba göstersek eminim daha başarılı olacak ve daha mutlu olacağız.

    Loading spinner

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading spinner