
Bazı Anneler Kalbinden Doğurur
Neşe Öğretmenin sınıfına o yıl gelmişti Alper. Neşe Öğretmen ikinci sınıfları okutuyordu. Alper sınıfa ilk geldiğinde çekingen tavırları vardı. Neşe Öğretmen bu duruma yabancı değildi. Ara dönemde gelen her öğrenci ilk başta tutuk oluyordu. Alper'in davranışlarında tutukluktan öte uzaklık vardı. Tabii her şeye mesafeli öğrenciler de oluyordu. Alper'in uzak davranışları diğerlerinden çok başkaydı.
Alper sınıfa geleli üç ay olmuştu. Her gün okula geliyor, dersleri dinliyor ama değişiklik olmuyordu. Sınıf arkadaşlarına karşı samimiyet veya bağlanma belirtisi göstermiyordu. Dersleri konusunda da öyle hassas bir öğrenci değildi. Okuluna, arkadaşlarına veya öğretmenine bağlanmadığı gibi eşyalarına da bağlanmıyordu. Evden istedikleri malzemeler eksiksiz geliyordu. Ama Alper çoğunu okulda unutuyor veya kolaylıkla kırıp atabiliyordu. Bu durum Neşe Öğretmenin iyice dikkatini çekmeye başlamıştı. Veli toplantısında Alper'in annesiyle birebir tanışamamıştı. Alper'in okula devamlılığına, tertemiz kılık kıyafetine bakıp; "Ailesi de ilgileniyor belli ki. Velisiyle görüşmek en iyisi olacak" diye içinden geçirdi.
Görüşme saati geldiğinde Didem Hanım neşeli bir giriş yaptı; "Ay hocam, ne kadar mutlu oldum görüşme talebinize. Ben de sizinle tanışmayı çok istiyordum. Nasılsınız iyi misiniz hocam? Alper ile ilgili bir sıkıntı yoktur umarım."
Yüzünde içten bir gülümseme oluşmuştu. Ne kadar samimi birisi diye düşündü. Hal hatır sorduktan sonra hemen konuya girebilmişti. Alper'le ilgili gözlemlerini tüm açıklığı ile aktarmaya çalışmıştı. Didem Hanım ise tebessümle ve sıcak bakışlarla kendisini dinliyordu. Neşe Öğretmen sözlerini bitirdiğinde Didem Hanım;
"Haklısınız Öğretmen Hanım. Bizden önce Alper'in zor bir hayatı olmuş. Biz Alper'i evlat edindik. Yaz başında bizimle yaşamaya başladı. Eylül ayında da sizin sınıfınızda okula başladı. Onun için her şey çok yeni. Öz ailesinin çocuklarına faydalı davranışları olmamış ve Alper dört yaşından sonra devlet korumasına alınmış. Yedi yaşını bitirmek üzereyken de artık bizimle yaşamaya başladı."
Neşe Öğretmen; sadece "Bilmiyordum" diyebilmişti. Didem Hanım, Öğretmenin şaşkınlığından etkilenmemişti ve aynı içtenlikle anlatmaya devam etti...
"Beraberce destek vermeye devam edersek toparlanır. Kendisini seven ve koruyan insanlarla beraber oldukça güven duygusu gelişecektir. Bağlanmayı, kendisini sevmeyi ve başkalarını da sevmeyi öğrenecektir."
Neşe Öğretmen Didem Hanım'ın sevgisi ve sabrından çok etkilenmişti. Didem Hanım'ın arkasından boşluğa bakmaya uzun süre devam etmişti.
Şimdi anne hangisiydi? Annelik dünyaya getirip bırakmak mıydı? Yoksa küçük bir insanı topluma kazandırmak mı? Kendisini seven ve çevresine saygılı bireylere dönüştürebilmek miydi? Fiziksel ihtiyaçları karşılanan her canlı elbet büyürdü. Oysa yetiştirmek bambaşka bir şey olmalıydı...
Büyütmek mi? Yetiştirmek mi?
Yetiştirmek; çocuğun faydasına olacak şekilde otorite sağlamaktı. Aynı zamanda hayatın keyfini de yaşatabilmekti. Yeri geldiğinde net sınırlar koyarak ebeveynin gücünü hissettirebilmekti. Yeri geldiğinde de samimiyetle sevgisini gösterebilmekti. Güvenli ortamda çocuk becerilerini geliştirirken de hatalarına sabır gösterebilmekti. Her defasında yeniden deneyebilmesi için şevk verebilmekti.
Neşe Öğretmen Alper'in durumunu anlamıştı ve elinden geldiğince Didem Hanım'a destek olacaktı. Bir çocuk bir kadının kalbinden, yeniden doğuyordu.
Bu yazı sana nasıl hissettirdi?
Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.
İlk tepkiyi sen bırak.
Yorumlar (44)
Nuran Öz dedi ki
5 Haziran 2026Annelik bir insanı yetiştirme sorumluluğunu almak. Onun çocukluk zamanlarında, en muhtaç zamanlarında elinden tutmak demek💕
Büyütülmesi değil, yetiştirilmesi demek👍 Selam olsun bu sorumluluğu alan annelere…Naz A. dedi ki
5 Haziran 2026Bir çocuk bir şekilde büyüyor ama yetiştirmek hem zor hem de güzel olanı.
Cansu P. dedi ki
5 Haziran 2026Büyütmek mi? Yetiştirmek mi? Tabii ki yetiştirmek... Doğan büyüyor zaten😅
Bana bu yazı daha ziyade şunu düşünmemi sağladı; motivasyonu kırmadan hatta motive ederek nasıl otorite olunabilir?"
Selma T dedi ki
5 Haziran 2026İnsan yetiştirmek ve büyütmek ayrı şeyler o zaman, bu yazıdan bunu anlıyorum. Ne yazıkki bazen aynı anlamdaymış gibi kullanabiliyoruz..
Işık dedi ki
5 Haziran 2026Bir çocuk bir kadının kalbinden yeniden doğuyordu
Oysa ne çok zannediyorum
Gördüklerimizi gerçek sanıyoruz
Arkasında ne hayatlar gizli kim bilir
❤️Eylem dedi ki
5 Haziran 2026Bir insanı yetiştiren kadınlarımızın gönlünden öperim🫶🏻❤️ Bazen öğretmen olarak, bazen mahallede komşu teyze olarak, bazen de gönül annesi olarak hepsinin😍
Zeynep A. dedi ki
5 Haziran 2026Annelik o evlada kalbinden sevgiyle bağlanınca oluşan bir şey… doğurmak yeterli olmuyor ne yazık ki
Duygu Demir dedi ki
5 Haziran 2026Çok etkilendim, göz yaşlarımı tutamadım... anne yetiştirendir.
Aysel Kaya dedi ki
6 Haziran 2026Ne kadar etkili bir yazı olmuş. Bir insanı hayata kazandırmak için gösterilen caba ne kadar kıymetli. Ve sevgisiz büyümek, bağlanamamak ne kadar acı.
şafak B. dedi ki
6 Haziran 2026ne güzel bir tanımlama olmuş, kalbinden doğuran... teşekkürler, insan çoğu zaman unutuyor gerçekleri...
Neslihan dedi ki
6 Haziran 2026Çok güzel bir yazı olmuş kaleminize sağlık 🤍
Melike dedi ki
8 Haziran 2026Yetiştirmenin farkına varabilen ve bu sorumluluğu alabilen iyi insanların varlığı ne de güzel, iyi ki varlar.
Hatice mutlu dedi ki
8 Haziran 2026Çocuk her şekilde büyür ama yetiştirmek çok başka bir lig. topluma ve kendine faydalı bir birey olmak çok başka bir şey. İşte önemli olan sen yetiştirebiliyor musun?
Emine Arslan dedi ki
10 Haziran 2026Yetiştirebilen insanlar iyiki varlar.Yazıdan çok etkilendim.Teşekkür ederim.
Sinem dedi ki
10 Haziran 2026İnsan kan bağı olunca daha iyi yetiştirir sanıyor. Oysa ki yetiştirmek kan bağına değil; sabıra, otoriteye, merhamete, doğru tepki verebilmeye, doğru sınır çizip, çizdiği sınırda serbest bırakabilmeye dayanır.
Tülin D dedi ki
10 Haziran 2026Herkes çocuk büyütüyor ama yetiştirmek, hayata hazırlamak, faydalı bir birey haline getirmek çok ayrı bir şey. Sevgi ve sabır çok önemli. Çok güzel bir yazı olmuş, emeğinize sağlık.
Hatice dedi ki
10 Haziran 2026Büyütmek mi? Yetiştirmek mi? Her çocuk büyür bir şekilde ama mühim olan onu sabırla ve sevgiyle yetiştirebilmektir.
Kendisi doğurmadığı halde bunu kalben sevgiyle emek emek işleyen annelere de selam olsun 🥹👏Rümeysa dedi ki
10 Haziran 2026Bir çocuğa verilebilecek en iyi eğittim bir kıza verilebilecek en iyi çeyiz onu doğru yetiştirmektir…
Pınar D. dedi ki
10 Haziran 2026Çocuğu yetiştirmek artık tek bir kişinin omzuna yüklenir oldu. Okul veliyi, veli öğretmeni, dede anneanne hepsini suçluyor. Oysa çocuk el birliğiyle büyüyor. Bir çocuğu bir köy, bir mahalle, bir site büyütüyor.
Merve dedi ki
10 Haziran 2026Öğretmen veli ilişkisi gerçekten çok önemli.
Öğrenciyken çocuğun gelişiminde çok kıymetli.Ş. Yılmaz dedi ki
10 Haziran 2026Kamuda bir sürü evrak işlerini yürütüp, çeşitli testlerden geçip, senelerce sıra bekleyip bir kadının kalbinden doğan çocuklara ve o kadınlara selam olsun🍀
Farkındalık oluşturduğunuz için teşekkürler 💐Melike Ç. dedi ki
10 Haziran 2026Her çocuk böyle yetiştirilmeyi hak ediyor bence....
İpek K dedi ki
10 Haziran 2026Doğurmadığı halde bir çocuğa annelik yapmak, onu anlayabilmek, ihtiyacını görebilmek, en iyi şekilde yetiştirebilmek çok zordur sanırım. Bazen insan kendi doğurduğu çocuğa bile Didem hanım gibi davranamayabiliyor, iyi yetiştiremeyebiliyor.
Ne mutlu bir kadının Didem hanım gibi bir çocuğu kalbinden yeniden doğurabilmesi. Cesareti sabrı merhameti örnek olası. Her canlı büyür ama asıl yetiştirmektir kıymetli olan.Serap dedi ki
10 Haziran 2026Güven ve sevgi çocuk yetiştirme de sihirli kelimeler olsa gerek.Peki biz ne kadar farkındayız durup iyice düşünmek gerekiyor…
Kadriye Şentürk dedi ki
10 Haziran 2026Annelik büyük bir merhamet isteyen bir süreç, kimilerinin istekleri anneliğinin önüne geçebiliyor anne olmak için sadece doğurmak yetmiyor buna cik güzel bir örnek olmuş.
Elif Aydın dedi ki
10 Haziran 2026Bir büyüğüm bir çocuğu yetiştirmek için bir köyün seferber olması gerek demişti. Yetiştirmekle ilgili konuda birlik olabilmek ne kadar önemli… Nesil ellerimizde yetişiyor.
Seçilen Ö dedi ki
10 Haziran 2026Olayları anlamadan yapılan yorumlar yanlış olabiliyor. Kimsesiz bir çocuğa sahip çıkmak çok güzel. Konu o anlamda çok öğretici.
Seba dedi ki
10 Haziran 2026Evet böyle bir doğumun etkesi hayatın sonuna kadar devam eder .
Murat Yıldız dedi ki
10 Haziran 2026İnsan bilmeden detaya hakim olmadan yanlış yerde yanlış davranışları olabiliyor.Evlatlık olduğu nu öğrenmesi ve yetiştiren olma yoluna girmesi çok kıymetli..
selçuk c dedi ki
10 Haziran 2026Birey, önce aile sonra ilkokulda gelişiyor. Bu yüzden aile ve öğretmen insan yetiştirmede çok önemli. İyi yetişmiş bir insan da hayatı boyunca etrafındakiler için mutluluk sebebi.
Ekrem Ç. dedi ki
10 Haziran 2026Büyütmek ile yetiştirmenin farklı olduğunu, çocuk yetiştirmenin gerçekte ne anlama geldiğini anlatan güzel bir yazı olmuş. Emeğinize kaleminize sağlık.
Zeliha E. dedi ki
11 Haziran 2026Büyütmek mi yetiştirmek mi çok güzel bir soru cidden. Emeğinize sağlık 🌺
Leyla dedi ki
11 Haziran 2026Kaleminize sağlık, kalplerde bir çiçek daha yeşerdi.Güzel ve iyi insanlar her dokunduğu yeri yeşertirler ve bu insanların toplumda yeri hep ayrıcalıklıdır. RABBİMİZ böyle iyi insanların sayısını artırsın.
Darmona dedi ki
11 Haziran 2026Yetiştirmek nede büyük cümleymiş meğer.
Melda Akanlar dedi ki
11 Haziran 2026Ebeveynin çocuğuna verebileceği en güzel hediye ,onun faydalı bir insan olmasını sağlamaktır.
Nurdan A. dedi ki
13 Haziran 2026Yetiştirebilme marifeti olan insan başkasının yara almış çocuğunu bağrına basıp iyileştirebiliyor hele de bu kadar çocuğu olan öğretmenler çocukların hayatına dokunabilmeleri dileğiyle umarım
Zeynep D dedi ki
30 Haziran 2026Okurken gözlerim doldu. En güzel hislerden biri olan annelik anne olamayanların yaşayamayacağı bir duygu değilmiş. Doğurmadığını bile severek yetiştirebilirmiş insan.
İrem A. dedi ki
9 Temmuz 2026Hep Yetiştiren olmak dileğiyle. Emeğinize sağlık ✨
seda özbaş dedi ki
9 Temmuz 2026Alper gibi her çocuk sevgiyle ayakta tutulabilinir bunu çok güzel anlatan bir yazı olmuş
Nazik dedi ki
9 Temmuz 2026Toplumumuzdaki huzursuzluğun kaynağı, büyümüş ama yetişememiş insanlar olabilir mi? Özlediğimiz mutlu ve huzurlu günler belki benim belki senin, belki bor öğretmenin yetiştirdiği insanlarla olacak. Büyürken yetistirmiyorsak bir yanımız hep eksik kalacak. Kaleminize saglik.
Sevgi G. dedi ki
9 Temmuz 2026Bir çocuğa dokunabilmek ne kıymetli, onu bu hayata kazandırmak...
Barış K. dedi ki
18 Temmuz 2026Çoğu zaman büyütmeyi yetiştirmek sanıyoruz. Oysa yetiştirebilene ne mutlu. Hep o hassasiyette olabilene...
Merve dedi ki
23 Temmuz 2026Her canlı doğduğunda büyür, fıtrat olarak böyledir. Peki ya yetiştirmek? İşte orası çok farklı bir olaydır :)
Yeşim G. dedi ki
18 Eylül 2026Kalbinden doğurma tasviri ne kadar hoş...Ve gerçek olmuş... İnsanda belki kalpte bir tohum meydana getirip bilincinde yeşertiyordur :) olabilir mi :)
