Evcilik Oyunu

Evcilik Oyunu

Evcilik Oyunu

3 dk okuma

Her şey ne güzel başlamıştı. Son sınıfta Ahmet, Aysun'un sınıfına nakil öğrenci olarak gelmişti. İkisinin de birbirlerine karşı hisleri oluşmuştu. Sınav senesiydi ve ikisi de hedeflerini çoktan belirlemişlerdi. Süreçlerini etkilememek adına birbirlerine açılamamışlardı. Ahmet Ankara'da bir üniversite kazanmıştı. Aysun ailesinin ısrarları ile sadece İstanbul'daki üniversiteleri yazmıştı ve onlardan birine de yerleşmişti. Böylece uzak mesafe ilişkileri üniversitenin ilk yılı başlamıştı.

Ahmet ayda bir hafta sonları İstanbul'a geliyordu. Aysun hafta sonlarını iple çekiyordu. Ne giyeyim, nereye gidelim diye ince ince düşünüyordu. Ahmet'i otogarda karşılıyor, tüm günü birlikte geçiriyorlardı. Ahmet akşam otobüsten yeni inmiş gibi ailesinin yanına gidiyordu. Otobüs perona yaklaştığında Aysun'un midesinde uçuşan kelebekler ağzından çıkıverecek gibi oluyordu.

Dört yıl boyunca büyük bir özlemle ilişkilerini yaşamışlardı. Bir araya geldiklerinde her anları rüya gibi geçiyordu.  Ne birbirlerinin gönlünü kıracak söz, ne de kavgaları oluyordu. Sadece ikisine ait olan kocaman, musmutlu bir gün...

Okul biter bitmez bir kasaba okuluna Ahmet'in tayini çıkmıştı. Aysun'un mesleğinin iş olanakları ise daha büyük şehirlerdeydi. "Nasıl olsa hep şark görevi olmayacak. Kariyerime büyük bir şehre gelince başlarım." diye düşünmüştü Aysun. İkna ettiği ailesi mi, kendisi miydi emin değildi.

Hemen o yaz güzel bir düğün ile evlenmişlerdi. El bebek gül bebek büyüyen, bir evin bir kızıydı Aysun. Şimdi kaldıkları öğretmen lojmanındaki sobayı yakmaya çalışırken yaşadıklarını düşünüyordu. Yoksa sobayı söndürmeye çalışırken mi demeliydi!

Evliliği hiç böyle hayal etmemişti. Ne beklentileri vardı buraya gelirken. Sevgililik dönemindeki gibi bir yaşamları olacak sanıyordu. Kocası hoş sohbet bir adamdı. Öğretmen lojmanında ailece görüştüğü arkadaşları olacağını düşünmüştü. Keşfedecek ne çok şeyler ve nice güzel buluşmalar hayal etmişti.

Evlilikleri bir seneyi bile göremeden o hayaller sönmüştü.

Ahmet hiç de tahmin ettiği gibi bir eş değildi. Bir kere ev ile ilgili hiçbir şey ile ilgilenmiyordu. Odunun azaldığını defalarca söylese de Ahmet hiç oralı olmuyordu. Okulun müstahdemi bu gencecik şehirli kıza acıyordu. Ders aralarında boş kaldığında odun kırıp yığıyordu kapılarına.

Keyifli arkadaş toplantıları da hayal olmuştu. Yapılacak bir şey de yoktu küçük şehirde. Evde o yokken dahi, misafir çağırmasını hoş karşılamıyordu. Birileri ile ailecek bir araya gelseler beş karış surat ve "Ne zaman kalkacaksınız?" der gibi davranıyordu. Zamanla daha da yalnız kalır oldular. Buluşmalara davet edilen bir çift değillerdi artık.

Ahmet Aysun'un kedisine bile düşman kesilmişti. Küçücük hayvandan ne istiyordu, anlayamıyordu Aysun. "Pahalı mamalar yemesi şart mıymış, niye kum alıyorlarmış?" Aysun'un tahammül edecek gücü kalmamıştı artık. Kronik hastalığını bahane edip doktor kontrolü için İstanbul'a dönmüştü. Kedisi ve bir küçük valiz eşliğinde...

Verdiği kilolar, yüzündeki gölge herkesin dikkatini çekmişti. Yolunda gitmeyen bir şeyler vardı. Kimse neler olup bittiğini soramıyordu. Çocukluk arkadaşı Zeynep ile buluştuğunda artık içinde saklayamamış ve yaşadıklarını anlatmıştı.

İnsan neden hayal kırıklığı yaşar?

"Aysun bunun böyle olacağı belliydi, siz gerçekten birbirinizi tanımadınız ki! Sen Ahmet'in peşinden giderek belirsiz olana hamle yaptın. Onun nasıl biri olduğunu aslında bilmiyordun. Toplum içinde nasıldır, nasıl davranır bilmiyordun. Kısıtlı vaktinizde, bir fanus içinde yaşadınız ilişkinizi. Sen o iki kişilik dünyadaki Ahmet'e aşıktın. Bir günlük özlem dolu bir hayaldi. Her şeyi başkasından beklediğin evcilik oyunu kurdun zihninde. O evcilik oyununun kahramanı gerçek Ahmet ile tanıştın. Bir hayal kırıklığı oldu senin için. Değiştirebileceğin sadece kendinsin Aysun, dış dünyaya müdahale hakkın yok.

Evliliğini bir de bu gözle değerlendirmeye ne dersin?"

Paylaş

Bu yazı sana nasıl hissettirdi?

Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.

İlk tepkiyi sen bırak.

Yorumlar (40)

  • Eylem dedi ki

    27 Mart 2026

    Evlenmeden önce evlilikten ne beklentimiz var, karşı tarafın ne beklentisi var konuşmak çok kıymetli. Nasıl olsa değişir, ben onu değiştiririm evlenince yerine bu davranışlarıyla uyumlanabilecek miyim ya da benim davranışlarıma uyumlanabilecek mi diye irdelemek çok kıymetli yoksa sonra Aysun gibi kabul edemez oluyoruz gerçekleri🥹🌸

  • Zeynep A. dedi ki

    27 Mart 2026

    İnsan belirsizliğe hamle yapıp beklentisini yüksek tutunca büyük hayal kırıklığıyla karşılaşabiliyor...

  • Gülcan K dedi ki

    27 Mart 2026

    İnsan duygularından yana olmaya meyilli bir canlı..Anda olan herşey ona doğru gelebilir bazen. Oysa insan, duygularıyla verdiği kararlarda Doğruyu yanlışı ayırt edemez. Gerçeği göremez. O gerçekliğin görünmesi için düşünmesi gerekir karar vermeden önce.
    İnsanı yanılgıdan, yanlıştan çıkaran, duugularını pasifleten şey düşünmekten oysa. "İlerde bu işin sonu nereye varır?"
    Düşünmek insana verilen en güzel sistemlerden bir tanesi...Kullanmadığımız heryerden gol yiyoruz maalesef...

  • Nazik dedi ki

    27 Mart 2026

    Yolu gözlenen beyaz atlı prensler, Mısırdaki 7 kuşak dededen kalacak olası miraslar, dolaşan define haritaları, cikacak piyangolar vs vs insan alıntısı dökmeden neyin peşine düştüyse hüsranla geri döndü. Tırnağın varsa başını kaşını boşuna dememişler gibi :)

  • Işık dedi ki

    27 Mart 2026

    Aldığımız kararlarda çoğu zaman sis perdesini kaldırmıyor, belirsiz olana dair hale yapıyoruz. Bir ilişkiye, yeni bir ortaklığa, bir işe girerken insanın önü net olursa doğru kararlar verebiliyor.

  • Nuran Öz dedi ki

    27 Mart 2026

    Bir karar verirken, "O kararın bedeline razı mıyım?" sorusunu cevaplamalı insan. Yoksa hayal kırıklıklarını engelleyemeyiz. Her karar, arkasından yığınla vazgeçiş getiriyor. Yoksa karar da olmuyor ne yazık ki!

  • Melek dedi ki

    27 Mart 2026

    Bazen hayatta ki isteklerimiz ve duygularımızın yoğunluğu gözümüze perde indirebiliyor. Bundan kaynaklı karşımızdaki insanın karakteri ve stilini göremiyoruz. Önemli olan o duygu yoğunluğunu dengeleyebilmek ve karşımızdaki insan stilini çözebilmek. Hayatta geri dönüşü zor ve meşakatli durumlar vardır. Evlilikte bunlardan biridir. Bu yüzden hamle yapmadan önce hayatın bizlere gösterdiği işaretleri okuyabilmek çok önemlidir.

  • Cansu P. dedi ki

    27 Mart 2026

    Ahh ah insan andaki mutluluğuna bakıp, oradaki kişi ya da her ne ise onunla olsa bir ömür mutlu olacağını sanıyor... Çoğu zamanda Aysun gibi hayal kırıklığı... Her olayda anı değil toplamı değerlendirmenin önemini hatırlattı bana bu yazı. Teşekkürler 💐

  • Aslı S. dedi ki

    28 Mart 2026

    İnsanın karşı taraftan olmasını istediği hayal kurduğu her beklenti yavaş yavaş kendinden götürüyor, bir şeyler eksiltiyor. Hayata karşı objektif bakmamız karşılaşılan olumsuzlukda mutsuzluğumuzun önüne geçiyor.
    Emeğinize sağlık⚘️

  • NB dedi ki

    28 Mart 2026

    Her karar bir vazgeçiştir evliliğe karar verdiğinde nelerden vazgeçeceğini bilmeli insan. Beklentisini eşinin yapacaklarına değilde kendi albenisini nasıl arttırıcağı ile kendinden beklemeli. Mutluluğu karşıdan değilde kendi yapıcaklarımızda bulabiliriz. Elinize sağlık🌿

  • Hidayet D. dedi ki

    30 Mart 2026

    Her karar aslında bir vazgeçiştir. Aysun’da Ahmet ile evlenirken zıttındaki yaşamından vazgeçti. Fakat hesap etmediği bir durum vardı. Duyguları aktifken aldığı karar… insanlar duyguları aktifken doğru kararlar veremez. İşte tamda burada ayağını yerden kesen olay veya durum her neyse durup bir sakinleşince, kalp çarpıntısı geçtikten sonra kararını vermesi gerekir.

    Hayatımıza dönüp bir baktığımız zaman en çok hata yaptığımız yerler duygularımız aktifken verdiğimiz kararlar…
    Evlilik, öfke, kızgınlık buradaki duygu yoğunluklarının neyden kaynaklı olduğunu tekrar düşünüp ona göre doğru karar vermemiz gerekir…

  • H K dedi ki

    30 Mart 2026

    Bir adım atıyorsun ve geride mutlaka uzaklaştıkların oluyor. Mesele o adımı kiminle atıyorsun?
    Beraber ne karar veriyorsunuz? Verdiğin kararlarda ne kadar kendinden beklentin yüksek?
    O adımı atarken kendinden çıkıp karşından bekleyince sonuç olumsuz olduğunda büyük hayal kırıklığı yaşıyorsun.

  • M.Y. dedi ki

    30 Mart 2026

    Hangi konuda hamle yapıyorsak yapalım, beklentiyi kendimize çevirmediğimiz sürece sonu hayal kırıklığı oluyor. insanın plan yapması, hedef belirlemesi, geleceğe yönelik isteklerinin olması çok iyi. Ama bunları gerçekleştirirken dışarıya bağımlı hissetmesi insanın güzel olabilecek günlerine engel.

  • Fatma B. dedi ki

    30 Mart 2026

    Kendi hayalini gerçekleştirmek isterken, esas gerçek olanı gözden kaçırıyor insan. Neyi görmek istiyorsa onu görüyor, çünkü istek çok fazla.

  • sahir dedi ki

    30 Mart 2026

    iyice tanımalı huyunu suyunu bilmeli illaki bozukluklar olacak uyumsuzluk olacak eğer sevgi varsa herşey güzelleşir ancak sevgi yoksa güzel olan bile göze batar en önemliside sen ben diye konuşmalar yapılmamalı (sen şöyle yaptın ; ben böyle yaptım) düşünün bir adam türk kahvesi sevmiyor yıllarca eşi yapınca içiyor kızı diyor ki baba sen kahve sevmiyorsun ama 40 yıldır içiyorsun adamda o sevdiği için diyor...

    Ayrıca eviliğin bence bir simülasyonu olmalı gerçektende o kişiler matrix gibi bir programda bu tecrübeyi görmeli

  • Sema dedi ki

    30 Mart 2026

    Çoğu kişide benzer olan beklentiyi anlatmışsınız kaleminize sağlık.
    ‘Evlendikten son çok değiştin..’ insan kendini karşısındakini iyi tanımadığında bunu söyler.. değişmedi zaten öyleydi, maalesef biz onu görmek istemiyoruz , evleneceğim kişinin kötü olma ihtimalini hiç düşünmediğimden her yönüyle iyi olarak görüyorum.. evlenince de beklediğim gib çıkmıyor..

  • Özlem Ö. dedi ki

    30 Mart 2026

    Aysunlar…
    Güzel duygular, kadınların anaç kabullenişleri, güzel huzur dolu yuvamız olsun hayalleri, gelip geçtiğimiz bu dünyada çizdiğimiz yolda kurmamız gereken denge… Çok geç
    anlayıp öğreniyoruz. Ah biz Aysunlar…
    Kaleminize sağlık var olun

  • Özlem seyhan öztürk dedi ki

    30 Mart 2026

    Aysunlar…..
    Bizimde gelip geçtiğimiz bu yalan dünyadan kurduğumuz hayallerimizi umutlarımızı güzel duygularımızı yuvamız olsun aile olalım diye vazgeçtiklerimizi anaç o duygularla başladığımız o yoldaki bitişler kalbimimi dinlemeliyim ?
    Mantıklımı olmalıyım ?
    Beni sevgimi aklımı kullanan adama mı kızayım ?
    Aysunlar mı yalnış Ahmetler mi
    Ah biz Aysunlar ah ….
    Emeğinize sağlık varolun

  • Ilaha dedi ki

    1 Nisan 2026

    Asıl ilk tanışmamamız gereken kendi gerçeğimiz ve kendimiz değil mi? Kendine derman olmayan başkasına da şifa olamıyor...

  • Esra dedi ki

    2 Nisan 2026

    Bazen bazi olaylarda gözümüzde perde oluşu ve bunu yıllar sonra anladığımız da ki hayal kırıklığımiz keske hep mantıksal çerçevede dusunebilsek....çok güzel bir yazı olmuş emeğinize sağlık...

  • Ilaha dedi ki

    2 Nisan 2026

    İnsanın asıl ihtiyacı önce gerçek kendisiyle tanışması değil miydi?

  • Berat dedi ki

    3 Nisan 2026

    Kendi hayalini gerçekleştirmek isterken, esas gerçek olanı gözden kaçırıyor insan.

  • Zeynep d dedi ki

    4 Nisan 2026

    Çok acı bir son ama çok da haklı.. Her şey toz pembe iken verilen kararlar yüzünden gelinen son..

  • Barış dedi ki

    5 Nisan 2026

    İnsan neden hayal kırıklığı yaşar?
    Bu soru üzerine düşünmek lazım...

  • Sevgi G. dedi ki

    8 Nisan 2026

    Hayal kurarsak hayal kırıklığına uğrarız, gerçekçi olmayan beklentilerimizden dolayı... Elinize sağlık...

    • Nurdan A. dedi ki

      10 Nisan 2026

      Ne kadar tanıdık bir hikaye kendini anlattığı kadarıyla onu çok iyi tanıdığımızı zannediyoruz anlattıklarına göre de davranmasını bekliyoruz tam bir hayal kırıklığına.

  • Selda Öztürk dedi ki

    9 Nisan 2026

    Gerçekten çok güzel yazılmış bir metin. Okurken insan sadece Aysun’u değil, hayal ile gerçek arasındaki farkı da görüyor. Sevgi bazen yetiyor sanılıyor ama birlikte yaşamak, gündelik hayatı paylaşmak, birbirini gerçekten tanımak bambaşka bir şey. Çok gerçekçi, duygulu ve düşündürücü olmuş. Kaleminize sağlık.

  • Ayten Dönmez dedi ki

    11 Nisan 2026

    İnsan görünce mi tanır, beraber bir gün geçirince mi tanır, beraber tatile gidince mi tanır birilerini? Yoksa evlenince mi? Hiçbir şey önceden deşifre etmeden başlamamalı, ama doğru deşifre..

  • Duygu Demir dedi ki

    13 Nisan 2026

    Aslında galiba günümüzde yaşadığımız toplumsal yanılgılardan biri yalnız olmanın eksik olmak sayılması. Bu nedenle de hayatımıza giren erkeği/kadını elimizde tutmak için kar zarar hesabını üstün körü yapıyor olabiliriz. Bu da bizi belirsiz süreçleri netleştirmeden hamle yapmaya sevk ediyor. Mutlu bir yalnızlık mutsuz bir beraberlikten iyidir. 😊

  • M.Y. dedi ki

    13 Nisan 2026

    İnsan sadece kendini dönüştürebileceğini kabul ettiğinde ve beklentisini yönetebildiğinde hayatında çiçekler açıyor

  • Yeşim dedi ki

    13 Nisan 2026

    “Ben kendimi değiştirirsem ne olacak ki karşımdaki insan değişmedikten sonra” diyoruz. Çünkü karşımdaki insanın bir ayna olduğuna bir inancım yok. Onun beni geliştireceğine dair bir inancım yok. İyileştirmem gereken huyum olduğuna dair bir farkındalığım yok. Sadece karşımdaki insan değiştiğinde hayatta mutlu ve başarılı olabileceğime inandığım için kendimi dünüme göre daha başarılı yapmak gibi bir çabam yok.

  • Fatma dedi ki

    13 Nisan 2026

    Emeğinize sağlık…

    Çok anlamlı, hayaller ve beklentiler üzerine kurulmuş bir evlilik nasıl oluru anlatılmış…

    Belirsizliğe hamle yapmak neymiş? Hamle nasıl yapılır ki? Yıllarca birbirine emek verip seven bir çift çok istediği evliliği yapınca neden böyle olur?

    Cevapları başarı psikolojinde… :)

  • Leyla dedi ki

    13 Nisan 2026

    Hayal kırıklığı aslında nedir ?
    Beklentilerimizin karşılanmamasımı?
    Beklentilerimizin ölçüsü bize ne söyler?

  • Gül Sevindik dedi ki

    13 Nisan 2026

    İnsan kendi yapıp edeceği şeylerin hayalini kurmalı, kendi yapabileceklerine konsantre olmalı. Yoksa insanı kendinden başkası mutlu edemiyor.

  • Meryem dedi ki

    13 Nisan 2026

    İstekleri mi bu noktaya getirdi ?
    Duyguları mı bilincini daralttı ?
    Sınav süreçlerini düşünüp duygusal olarak açılmayan insan
    Evlilik gibi bir süreci düşünmeden atlıyor.

  • Dilek ULUTAŞ dedi ki

    13 Nisan 2026

    Bu hikayede gerçek anlamda görüşme ve tanışma olmadan yıllar sadece birlikte olabilme ihtimali üzerine geçmiş. Artı herşeyin karşı taraftan beklendiği bir ilişki.
    Birde, göz göre göre yapılan hamleler var hayatta. Sanki aynı eve girince yada çocuk olunca toparlanırlarla yaşanan hayal kırıklıkları var.
    Ve birde, "delilik" olan birliktelikler var, "aynı sebepleri oluşturup farklı sonuçlar bekleyerek"

  • Slh dedi ki

    13 Nisan 2026

    Duygular tavanken, belki o bir gün bile tanımaya yetecekken yetmedi…Yetmez…Keşke her şeyin az da olsa simülasyonunu yaşayabilsek ya da her şeye full bilinçle bakabilsek…

  • Sena dedi ki

    16 Nisan 2026

    İnsan ne tuhaf...
    Aynadaki beni tanımadan karşısındakini "tanıdım" sanıyor..

  • Zeliha dedi ki

    8 Mayıs 2026

    İnsan zanlarıyla hayal kuruyor yaşıyor çoğu zaman gerçeği algılayamıyor.
    İnsana engel olan yine kendi, beklentilerimiz yaşantımızı zorlaştırıyor maalesef.

  • Melike Ç. dedi ki

    29 Mayıs 2026

    İnsan kafasında oluşturduğu kişiyle ilişki yaşıyor, ta ki gerçeğini anlayana kadar...

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.