Gerçekten Yapaya

Gerçekten Yapaya

Gerçekten Yapaya

2 dk okuma

Başını telefonundan kaldırdığında durakta bekleyen insanları gördü. Kapılar açıldığında insanlar birbirini ite kaka doluştular metroya. “İlerleyin ilerleyin!” diye homurdanan insanların sesini duyuyordu. Kapılar kapanma sinyalini verdi ve zar zor kapandı. Metro tıklım tıkış ağzına kadar doluydu. İnsanların gergin havasını iliklerine kadar hissedebiliyordu.

Herkes kendi dünyasına kapanmış, kendi derdindeydi. Acelecilik ve tahammülsüzlük yüzlerine sinmiş ve kimse kimseyle göz göze bile gelmiyordu. Mehmet Bey sağa sola bakındı. Hemen hemen herkesin elinde bir telefon vardı. Bazıları müzik dinliyor, bazıları mesajlaşıyor ya da sosyal medyada vakit geçiriyorlardı. Kimin neye ihtiyacı olduğunu bilen yoktu. İnsanlar başlarını telefonlarına gömmüş, etrafta olup bitenden habersizlerdi.

Mehmet Bey bir dergide çalışıyordu ve işten dönüyordu. Bugün onun için çok yoğun bir gündü. Tüm gün bilgisayar başında saatlerin nasıl geçtiğini fark etmemişti. Eskiden zaman yavaş akardı ve çok kıymetliydi. Bir zamanlar saatlerce düşünerek yazdığı metinler ve takım çalışmaları olurdu. Birkaç arkadaş bir araya gelir saatlerce üzerinde düşünür, tartışırlardı. Şimdi ise her şey birkaç cümlelik komutla karşısında duruyordu. İşler hızlıydı, eksiksizdi ama duygusuzdu da. Vakit kazandırıyordu evet ama bir şeyler eksikti. Eskiden her şeyde emek vardı, onun tadı da bir başkaydı. Eskiden yazar yazar silerdi, defalarca yeniden yazardı. Bir haber öncesi aylarca araştırma yaptığını hatırladı. “Biz bir işin sonucundan değil sürecinden keyif alıyorduk. Şimdilerde insanların mutsuz olmasının sebebi sonuca odaklı olmalarından.” diye düşündü.

Mehmet Bey bugün işteki stajyerden dilekçe yazmasını talep etmişti. Stajyer, dilekçeyi yapay zekaya yazdırınca Mehmet Bey hayret etmişti. Kendisinin yazmasını talep edince yazamadığını anlamıştı. Oysa stajyer, kendi durumunu ifade edecek birkaç cümle yazacaktı. İnsanlar artık kendilerini ifade edecek cümleleri kuramıyordu. Herkes hazır kalıp, kısa cümleler kullanır olmuştu.  Cevaplar ise yine aynı şekildeydi; kısa ve otomatik. Peki bu kadarı yeterli miydi?

Kimsenin kimseyi dinleyecek sabrı yoktu. İnsanlar video izlerken dahi iki katı hızda izler olmuştu. Bu durum Mehmet Bey’e çok garip geliyordu. Oysa bir bilginin üzerinde düşünmek, irdelemek ve zaman ayırmak kıymetliydi. Bir bilgi; bu şekilde değer kazanır, hafızada yer edinirdi. Teknoloji gelirken yanında zıddını da getirmişti. Bir şeyler ilerliyordu evet ama bir şeyler de geriye doğru gidiyordu.

Yapay zekâ insanların yerine düşünüyordu. Bu da insanların düşünme yeteneğini elinden alıyordu. Araştırmak yerine tek kaynaktaki bilgiyle ya da özetle yetiniyorlardı. Araştırma yapmaya kimsenin tahammülü yoktu. Öğrenme isteği değil, sonuca ulaşma isteği vardı.

"Yapay zekâ bizim hayatımızı kolaylaştırmış mı oldu? Yoksa zorlaştırır hale mi gelmişti?"

Yapay zekâ hayatımıza girmişti ama bir şeyler de çıkmıştı. Sabır, çaba, emek hatta iletişim elinden alınmıştı insanların.

Teknoloji ilerliyordu fakat aynı zamanda insanlarda bir şeylerde geriliyordu.

Paylaş

Bu yazı sana nasıl hissettirdi?

Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.

İlk tepkiyi sen bırak.

Yorumlar (32)

  • Işık dedi ki

    30 Eylül 2026

    İlerlilerken gerilemek bu olsa gerek 🙁

  • Eylem dedi ki

    30 Eylül 2026

    Zahmetsiz yemeğin bile tadı yokken her şeyin yapayına kaçtığımız ve bundan tat alacağımızı düşündüğümüz bir dönemdeyiz… gerçekten de insan hayrete düşüyor… ne ara bu hale geldik diye..

  • Nuran Öz dedi ki

    30 Eylül 2026

    Cep telefonları insanların birbiriyle iletişim kurmasını engelliyor. Bir evdeki karı koca, anne kız, iki arkadaş....yan yana gelince artık birbirlerinin yüzüne bakmıyorlar. Telefon ekranına bakıyorlar ne yazık ki...Hakikaten teknoloji ilerledi ama insanlardaki ilişkiler geriledi...

    • Fatma D dedi ki

      1 Ekim 2026

      “Elektrikler gitti evdekilerle mum yakıp oturduk sohbet falan iyi insanlarmış” dedik; evlerde sadece televizyonlar varken
      O zamanlar komik gelmişti şimdi o günler de özlenir oldu

  • NB dedi ki

    1 Ekim 2026

    Bir bilgiye hızlı ulaşmak veya bir işi çok pratik hızlı halletmek. Sevgiğimiz insanlara hemen ulaşmak hatta gidemediğimizde onları görüntülü göre bilmek...
    Kulağa ne kadar hoş geliyor değil mi?

    Peki; Kütüphane de karıştırdığımız kitapların kokusu...
    Bir işi yaparken ki zorlanmalarımız, çevremizdeki insanlarla istişare edip ilişki kurmalarımız...
    Sevdiğimiz insanlarla görüşebilmek için işlerimizi hemen halletmeye çalışmamız o günü özlemle beklememiz. Kavuşmadaki sarılışmalarımız ne olacak...

    Özledik geçmişi hemde çok özledik...Kaleminize sağlık. 🌸

  • Zeynep d dedi ki

    1 Ekim 2026

    Gerçekten artık o kadar yapay zeka yardımı ile iş yapıyor ki insanlar. Bilimsel makaleler, istek formları, dilekçeler, hakem ya da eleştiri raporları her şey ama her şey duygudan yoksun. O kadar bizi anlatmış ki kendimi buldum resmen.

  • Zeynep A. dedi ki

    1 Ekim 2026

    Zekanın bile yapayı olduğu bir zamanda olmak :) İşimizi kolaylaştırdığını düşünürken marifetlerimizi emeklerimizi elimizden alıyor...

  • gülden oğulgaymış dedi ki

    1 Ekim 2026

    Lise dönemlerimde kütüphaneye gider araştırır,okur öğrenirdik.Emek verdiğimiz içinde bilgiler kalıcı olurdu şimdi kalıcı değil emek vermeden, yazmadan, çizmeden düşünmeden öğrendiğin şey bir kulaktan girip diğerinden çıkıyor. Emeğinize kaleminize sağlık

  • Neslihan dedi ki

    1 Ekim 2026

    Maalesef çok gerçek ve çok üzücü bir konu. Ne yazık ki farkında bile değiliz

  • Zeynep Ç dedi ki

    1 Ekim 2026

    Teknolojinin insana faydasından çok zararının olduğu bir süreçten geçiyoruz. İlişki anlamında, beceri anlamında insanı gerileten bir süreç… Oysa ki emekle yapılan bir ödevin verdiği his, uzun zamandır göremediğin arkadaşınla edilen derin sohbetler ne kadar kıymetliydi. Şimdi ise bir telefonla bütün durumlara kolaylıkla ulaşabildiğimiz aşamadayız. Gerçekten hangisini tercih ederdik? İnsan düşünüyor…

  • Dilek Ulutaş dedi ki

    1 Ekim 2026

    Annelerimize anneannelerimize onların annelerine babalarına baktığımız zaman, sanki hepsi birer bilgeymiş. O dönemki bilgi akışına baktığımızda da, Bilgi afta değil insanların davranışı ve günlük hayatı olmuş. Yani öğrendikleri her şey onları Evet marifetlendirmiş. Şimdilerde ise marifet çok az neredeyse yok Çok fazla bilgi var ama eylem neredeyse sıfır.

  • Merve dedi ki

    1 Ekim 2026

    Eskiden bir kek için bir yemek için annemizi arar sorardık. Şimdi ise yapay zekaya yazmamız yeterli oluyor. Aslında kolaylaştırıyor gibi ama aynı zamanda bizi marifetsizleştiriyor.. Ah Ah nerede o eski bayramlara dönebiliyorum:")

  • Naz Akgümüş dedi ki

    1 Ekim 2026

    Sürecinden keyif alamadığımız her iş bize yük oluyor, keyif aldığımızda zamanın nasıl aktığını bile fark etmiyoruz🌻

  • Rabia dedi ki

    1 Ekim 2026

    Günümüz de olan durum tam anlamıyla bu. Bir cümle okudum." Kimsenin kimseyi dinlemeye tahammülü yok" o kadar çok zihin oyalanıyor ki; Gerçekten en yakınımızla vakit geçirmek yerine telefonda olmayı tercih ediyoruz.

  • Fatma Bayram dedi ki

    1 Ekim 2026

    Her şeyde hazır olan kolay pratik geliyor, bilgisayar yapay zeka bizim yerimize çok işi hallediyor. Ama iletişim ve ilişkilerde bu süreçte yapaylaştı. Gerçekten bilen, konuşan azaldı.

  • Zeliha E. dedi ki

    1 Ekim 2026

    Kişinin ertelemesi usengecligi onu kısa yollara sürüklüyor. Kişinin kendi marifetini ve yeteneklerini kaybetmesi çok üzücü maalesef

  • Hafize BALIK dedi ki

    1 Ekim 2026

    Anında elimizde olan, çabucak zahmetsiz ulaşılan bilgi aynı şekilde çabucak zihinlerden siliniyor. Geriye ne kalıyor? Yığınla bilginin arasında hiçbirine sahip olamamak.

  • Hüsna Karaköse dedi ki

    1 Ekim 2026

    Teknoloji hayatımızı kolaylaştırırken, farkında olmadan bizi düşünmekten ve hissetmekten uzaklaştırıyor. Kolaylık uğruna aslında nelerden vazgeçiyoruz?
    Sonuca değil, sürece odaklanmak önemli olan

  • Yeşim Gülergün dedi ki

    1 Ekim 2026

    Tüm gerçekliklerimizin yerini yapay birşeyler alır oldu. Parça parça yapaylaştık. Yapay tırnaklar, yapay saçlar v.s. den sonra şimdide yapay bir zeka sahibiyiz.

  • MÇ dedi ki

    1 Ekim 2026

    Çağ atladığımızo zannediyoruz modernleştikçe yaşam kalitemizin artacağını düşünüyoruz bir o kadar yanılıyoruz oysa ki. Konuşacak, dert dinleyecek çözüm üretecek yeteneklerimizi ortadan kaldırıyoruz aslında. Boşuna dememişler ahh o eski zamanlar, gerçekten o eski zamanlar tadı bir başka.

  • Behiye E. dedi ki

    1 Ekim 2026

    Doğalın lezzetini unutan insan, yapayda tat arar oldu. Oysa doğal da olan zahmet yanında lezzeti getiriyordu. Zahmet ortadan kalkınca lezzette kayboldu.. yemekte, ilişkide, iş yerinde…

  • Sevgi G. dedi ki

    1 Ekim 2026

    Bu yazı bir araştırmayı hatırlattı bana. Araştırma manuel araç kullanırkenki nöronların işlev artışıyla otomatik araç bile çok farklı olduğunu söyküyor.. Ne kadar insan zihnini çalıştırıyorsa o kadar dinç oluyor. Bugün ise yapay zekaya yaptırarak sağladığımızı sanıyoruz, halbuki sadece tüketiciyiz.

  • şafak BAYRAKTAROĞLU dedi ki

    1 Ekim 2026

    ne zaman düşünmeyi bıraktık diye şöyle bir geçmişe döndüm. ilk olarak akıllı sandığımız telefonlar çıktığında:( numara ezberlemeyi bıraktık... eskiden ankesörlü telefonlardan yada evimizdeki telefonlardan ezberden çevirirdik numaraları. en azından akrabalarınkini... elimizde telefon aynı binada olduğumuz halde buluşamıyoruz. oysa biz sadece söz vererek buluşabilen bir nesildik...
    bunu çocuklara, internetsizliği bilmedikleri için anlatmak ne zor.

  • H keskin dedi ki

    1 Ekim 2026

    Cep telefonunu elinden alınca ne yapacağımızı bilemez hale geldik... Boşlukta gezer gibi, nefesimiz sıkışmış gibi hisseder haldeyiz. Özellikle çocuklarımız telefonları olmayınca nasıl vakit geçireceklerini, ödevlerini nereden yapacaklarını düşünemez halde geziyorlar. Kulaklarında kulaklık ellerinde telefon... İki kelime sohbet edemez haldeyiz... EN kısa yoldan sonuca ulaşmaya çabası... Ne ara bu hale geldik diye düşünmeden edemiyoruz...

  • Hatice mutlu dedi ki

    2 Ekim 2026

    Teknoloji ilerledikçe dünya küçülüyor insanlar da onların içinde sıkışıp kalıyor. Çünkü teknoloji insanın marifetini çabasını emeklerin çaldı. Çünkü hiçbir şeyden keyif alamadığında insanların ne kadar mutsuz olduğuna şahit oluyoruz. Sebebinden mutlu olamayan aldığı sonuçtanda mutlu olamaz.

  • Görkem dedi ki

    3 Ekim 2026

    Teknolojik yenilikler işimizi kolaylaştırıyor mu yoksa yapabildiğimiz şeyleri bize unutturuyor mu? Tekrar düşündüren bir yazı olmuş.

  • Meltem UZUN dedi ki

    9 Ekim 2026

    Teknoloji akıllılaştı.. İnsanlarda da durum tam tersi.. Bir yerin aldığını diğer taraf kaybetti..

  • Ayten dedi ki

    11 Ekim 2026

    Teknoloji, yerinde göre iyi; fakat ne güzel söylemiş, "zıddını da getiriyor" İletişim çağındayız; ama en çok iletişim güçlüğü çektiğimiz çağdayız.

  • Sema dedi ki

    11 Ekim 2026

    Bence mesele yapay olanı kötülemek değil; insanın, kendi aklını kullanmayı gerektiren bir aracı zamanla kendi aklının yerine koyması.

  • Ceyda dedi ki

    11 Ekim 2026

    Yapay zeka ile her iş kolunda gelişme beklenirken, insanın da marifetsizleşmesi beraberinde geliyor.

  • Fatma B. dedi ki

    11 Ekim 2026

    Şimdi közde pişen kahve niye daha lezzetli geliyor anlaşılıyor. Ağır ağır, hakkı olan zamanı, sıcaklığı alarak, demlenmeyi ve başkalaşımını tamamlayarak o tada ulasiyor. Hayatta her şey böyle iken, biz çok daha hızlı pratik kısa yoldan sonuca varırken o istediğimiz tada ulaşamıyoruz.

  • Sibel dedi ki

    23 Ekim 2026

    Sabır, çaba, emek hatta iletişim elinden alınmıştı insanların. Gerçekten çok manidar.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.