
İşin Başındaki Zorluk
Nesrin Hanım mutfakta öğlen için yemek hazırlığına başlamıştı. Her zamanki gibi radyoda sevdiği şarkılar ona eşlik ediyordu. Mutfakta zaman geçirmeyi, eşine sevdiği yemekleri hazırlamayı severdi. Telefonun sesiyle irkildi birden. Ellerini kurulayıp, hemen telefonu açtı. Arayan kızı Sema'ydı. Sesinde kızgınlık ve bıkkınlık vardı. Belli ki yine bir şey olmuştu.
- Anne, babam çıktı mı?
- Çıktı kızım, faturaları ödemeye gitti. Oradan da İsmail Amca'nın yanına uğrayacakmış.
- Tamam o zaman, bir kahveye geleceğim dershaneye geçmeden önce.
Çok sıklaşmıştı bu "Babam yoksa bir kahveye geleyim." demeler. Çiçeği burnunda evliydi, altı ayı doldurmamışlardı bile. Ama son günlerde bu dert yanma ve şikâyet ziyaretleri sıklaşmıştı.
Sema ile Hakan mahalleden çocukluk arkadaşıydılar. Üniversite yıllarında bu arkadaşlık sevgiye dönüşmüştü. Evlilik kararlarını açıkladıklarında aileleri de çok mutlu olmuştu.
Nesrin Hanım acaba bu sabahın gündemi ne diye düşünüyordu. Tam o esnada kapı çalmış ve Sema kapıdan girdiği gibi söylenmeye başlamıştı.
- Yok anne, bu böyle olmayacak, ben boşanacağım.
- Dur kızım, biraz sakin ol. Apartman boşluğunda bağırma, komşular duyacak.
- Akşam bana diyor ki; "Salatayı bu hızla doğrarsan ancak sabah kahvaltısına yeriz." Anne inanabiliyor musun bu nasıl bir kelime?
Konuşmadan anlaşmak mümkün müydü?
Nesrin Hanım sessizce kızının içini boşaltmasını bekliyordu.
- "Çorabını niye çamaşır sepetine atmadın?" diyorum. "Yanına attım, kenarında duruyor ya." diyor. Bütün gün dershanede çocuklara laf anlat. Eve gel, yemek hazırla, ortalığı topla. Bir de Hakan'ın bitmeyen kabalıklarını çek. Anne ben hiç mutlu değilim. Evliliğin bu kadar zor olacağını hayal etmemiştim. Mesela siz babam ile konuşmadan anlaşırsınız. Çorbadan aldığı ilk yudumda, babamın tuzu az bulduğunu anlarsın. O, sen sarma sararken ki kıpırdanmalarından belinin ağrıdığını anlar ve salondan kırlent yetiştirir. Oysa biz Hakan ile çok ayrı dilleri konuşuyoruz.
Bir yandan yemeği karıştıran Nesrin Hanım şefkatle gülümsedi.
- Sence babanla ilk evlendiğimiz günden beri mi konuşmadan anlaşabiliyoruz? Evliliğimizin yirmi yedinci yılında artık kelimelere ihtiyacımız yok. Biz ustalaştık oysa siz daha çıraksınız. Çıraklık yaşanmadan, usta olunmuyor ki. Tıpkı tamirci çırağının malzemeleri tanıdığı gibi... Siz de birbirinizi, evinizi, ilişkinizi, huyunuzu suyunuzu yeni yeni tanıyorsunuz. Kızım sen Hakan'ı seviyor musun?
Çıraklığını yaşamadığın şeyin ustalığı olur mu?
Sema mahzunlaştı.
- Evet anne... En çok da bu yüzden üzülüyorum. O aslında çok merhametli biri. Nereye gitsek kendi konforundan önce beni düşünüyor. Ev ekonomisinden anlıyor ve bana kalsa evlilik hazırlıklarında biz borç batağına düşerdik. Ama bazen söyledikleri ya da yaptıkları ile beni çok kırıyor. O zaman inadına öyle davrandığını düşünüyorum. Bu kadar kısa sürede niye böyle olduk?
Tencereyi karıştırmayı bıraktı Nesrin Hanım, gelip yanına oturdu.
- Hatırlıyor musun, mutfağa yanıma geldiğin ilk zamanları? Bıçağı bir türlü benim gibi tutamaz, sinirlenirdin. Yapamıyorum diye ağlar mutfağı terk ederdin. Kaç defa pilates salonuna kaydoldun. Sonra ilk derste her yerim ağrıyor diye gitmedin. Çalıştığın dershaneye bile iki faklı dershaneden ayrıldıktan sonra başladın. İlkinde kurum müdürü ile anlaşamadın, ikincisinde öğretmenleri bahane ettin. Oysa her işin başı zordur. Ama her zorlandığında pes edip vazgeçemezsin. Her defasında başına dönüp ilk zorlukları tekrar yaşayacaksın. Çıraklığın sınavı acı ile olur. Baştaki acıya, zorluğa sabredip çözüm yolu aradığında başarılı olursun.
Sema hiç böyle düşünmemişti, kalktı ve kahve yapmaya başladı.
Gerçekten ilk zorlukta havlu atıp, maçı terk mi ediyordu?
Evliliğin başındaki zorluklara sabretse Hakan ile mutlu olabilirler miydi?
Bu yazı sana nasıl hissettirdi?
Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.
İlk tepkiyi sen bırak.
Yorumlar (52)
Beril KIRKIZ dedi ki
4 Nisan 2026“Çıraklığını yaşamadığın şeyin ustalığı olur mu?” sorusu gerçekten düşündürücü. İlişkilerde sabır, anlayış ve öğrenme sürecinin ne kadar değerli olduğunu çok güzel anlatan etkileyici bir yazı olmuş.
Hidayet D. dedi ki
4 Nisan 2026İnsanlar her zaman mutlu bir yaşam ister, fakat her işin başında bir çıraklık ve zorluk vardır. Bunu bilmediği zaman hemen ilk zorlukta arkasını dönüp kaçar. Sahiden o ilk zorlukta havlu atıp kaçmayı tercih edince çözüm oluyor mu? Buraları çözdüğümüz zaman hayatımızda birçok konuyu çözmüş oluyoruz aslında
Şafak b. dedi ki
4 Nisan 2026Sıcacık bir yazı teşekkürler
Hayatta çırağı sadece sanayi de ustanın yanında zannediyoruz ... Oysa her şey bir çıraklık ile başlıyor, farkında bile değiliz.
Başında elbette zorluk olacak ve biz bunu yönetmeğiyi bilmek zorundayız...
Vazgeçmeyeceğimiz nice çıtaklıklarımızı ustalığa taşımak üzere ...Nazik dedi ki
4 Nisan 2026Spor, diyet, okul, evlilik başlarken ne kadar zor, ama ya sonrası....:)
Başlarken yaşanılan zorluğun kalıcı degil, geçici olduğunu ve bir de bu süreci geçince yaşanacak mutluluğu ve konforu cok güzel ele almışsınız, kaleminize sağlık.Eylem dedi ki
4 Nisan 2026İşin başındaki zorluğu bir kabul edebilsek zamanla kolaylık da gelecek ama ah o ilk adımlar….🥲🥹
Cansu P. dedi ki
4 Nisan 2026İlk zorlukta havlu atmak sadece o maçı kaybettirmek ile kalmıyor gerçekten... Kim bilir neler neler kaybettiriyor ve her defasında başı daha da zor oluyor... Teşekkürler 💐
Neslihan dedi ki
4 Nisan 2026Kaleminize sağlık, çok güzel bir yazı
Zeynep d dedi ki
4 Nisan 2026Hayatın çok içinde bir öykü olmuş.. İnsan çıraklığın içindeyken çırak olduğunun farkında olsa tüm süreç kolaylaşacak aslında..
Işık dedi ki
4 Nisan 2026Her işin başı zor, hele ki evliliklerin. Ana konularda hem fikir ise insan biraz bu zorluğa sabrettiğinde sonrası çok keyifli…
Zeynep A. dedi ki
4 Nisan 2026Hayatta her yeni başladığımız sürecin çıraklığı var. İlişkilerimizinde elbettee :)
Gülşen dedi ki
4 Nisan 2026Nasıl güzel anlatmışsınız eminim birçok insana fayda sağlayacak.. ellerinize güzel yüreğinize sağlık
Gülşen dedi ki
4 Nisan 2026Nasıl güzel anlatmışsınız eminim birçok insana fayda sağlayacak.. ellerinize güzel yüreğinize sağlık.
Hatice dedi ki
4 Nisan 2026Çok güzel bir şey. Çıraklığını yaşamadığın bir şeyin ustalığı olur mu? Güzel olanların başı her zaman zordur. Çıraklıktan sonra onun rahatlığını yaşıyor insan. Derler ya emek olmadan yemek olmuyo. O sebeple çıraklığını iyi geçirdiğimiz bir şeyde ustalığı rahat oluyor.
Gülcan K. dedi ki
4 Nisan 2026Neredeyse çoğu ailenin ilk yıllarda ki problemi...
Faydanın başı zordu, insan devam etse sabretse geçecekti anlayamadık...Pınar dedi ki
4 Nisan 2026Çok güzel bir yazı.
Melek dedi ki
4 Nisan 2026Hani derler ya evliliğin ilk 3 yılı zordur diye… bu da öyle her işin başı zordur. Kimi insan bir çırpıda başlayıverir devamını getiremez, kimi insan başlayamaz ama başladımıda sonuna kadar gider.
Önemli olan ne kadar uyumlanmak istediğimiz, eksisi kadar artısınıda görebiliyor muyuz?
Ya da başta her şey toz pembe miydi de ben göremedim? Aynı gibiydik halbu ki iş derinleştikçe detaya indikçe farklılıklar ortaya çıkmaya başladı. Ee ihtiyaçlar çoğaldı daha da detay gerekti… kısaca geçinmeye gönlümüz var mı? Ee birde farklılıkları tanımlayabiliyor muyuz? İşte o zaman çözülemeyecek problem olmuyor.Barış dedi ki
5 Nisan 2026Başı zor ama sonrası keyifli, keşke sabrerse insan...
Melike Y. dedi ki
6 Nisan 2026Her işin başı zordur. İnsan acıdan kaçmak istediği için, ilk zorluklarda pes ederse hiç bir işte yol alamaz. Sürekli vazgeçtiği, ilerleyemediği bir hayat yaşar. Yeni bir sürece karşılaşacağı engellerin bilincinde girmek, kolay manevra yapabilmesini sağlar.
Osman dedi ki
6 Nisan 2026Hayat, maalesef ki zorlukların üstesinden gelirken bize ustalık edecek, tecrübelerinden faydalanacağımız birini göndermiyor. Hedefe ulaşmak için defalarca yenilmemiz, defalarca başarısızlığa uğrayıp üzülmemiz gerekiyor. Adeta kızgın bir demirin defalarca kez suyla soğutulup ateşte kızdırılarak tavında dövülmesi gibi. Tabi her kızgınlıktan ve darbeden sonra bizi soğutacak, tecrübelerinden faydalanabilceğimiz sevenlerimiz varsa başarıya ulaşmamız daha kolay olabilir.
Meryem Bulakçıbaşı dedi ki
6 Nisan 2026''Kolaydan iş mi var derdi büyüklerimiz. Çıraklıktaki acıyı görüp kaçanlar için ''hayma dalı sarartmaz'' derlerdi. Aslında bize mesaj verirlermiş ama biz anlamazmışız. Az ve öz konuşurmuş büyüklerimiz. Çıraklık, kalfalık ve ustalık diye anlatmamaları nedendi acaba ?
mesajı tam olarak karşı anlamazsa bir anlamı olmuyor.Nuran Öz dedi ki
6 Nisan 2026En çok vazgeçişler buralarda oluyor galiba. Yapamıyorum, galiba olmayacak...İnsan bu duygunun geçeceğini, bu davranışın olgunlaşacağını bilse vazgeçer miydi? Sanmıyorum...İşin başındaki zorluklar bizleri o konuda geliştiren ve güçlendiren şeyler zaten.
Fatma dedi ki
6 Nisan 2026Emeğinize sağlık…
Her yeni şeyin başı zordur. Acıya karşı sabır ve netlikle devam edildiğinde zorluklar kolaylaşacaktır.Slh dedi ki
6 Nisan 2026Çıraklığın sadece iş hayatında olduğunu sanıp, hayattaki her yenilikte bu aşamalardan geçeceğimize aydınlandığım zaman…
Aslı S. dedi ki
6 Nisan 2026Günün sonunda meyveyi toplayanlar ağacı yetiştirirken sabredenlerdi. İşin başı zor ancak sonundaki keyif paha biçilemez.
Emeğinize sağlık⚘️Sena K. dedi ki
6 Nisan 2026"Zorlandığında pes edersen her defasında başa dönüp, ilk zorlukları tekrar yaşayacaksın.."
Ve insan "Hep beni mi bulur?" demekten; neyin, neden onu bulduğunu kaçırır..
NB dedi ki
6 Nisan 2026Her şeyin başı zor ve insan hiç emek harcamadan her şey olsun istiyor. Öyle olsa insan kıymet bilir mi? Zahmet olmadan kıymet olmaz.
ilişkilerimizde emek verdikçe, sabrettikçe, neyi neden yaptığını anladıkça, hoş görülür oldukça bir süre sonra artık birbirini tanıdıkça bir şey anlatmana gerek kalmıyor. Kaleminize sağlık🌿Fatma B. dedi ki
7 Nisan 2026Başlangıç her zaman zordur. İnsan yapamayacağını zanneder. Ama sonra öyle kolaylaşır ki. Sabırlı olmak ilaçtır çok şeye.
Sevgi G. dedi ki
8 Nisan 2026Her işin başı zor. O sürece alışma payı koymalı insan kendine. Yeni sürece adaptasyon için vakit vermeli. İlk canı yandığında bu böyle olmuyor demek en kolayı ama yol tıkayıcı... Zaman kaybettirici... Elinize sağlık...
naz A. dedi ki
8 Nisan 2026Her işin başı zor, insan bunun bilincine sahip olmadığında o süreçte konforlu kalamıyor.
Zehra Lale dedi ki
8 Nisan 2026İnsan bir şeyde hedefinde netse çıraklıktaki zorluklarla daha rahat baş edebiliyor.
Fatma.D dedi ki
9 Nisan 2026Ne kadar hayatın içinde ve gerçek her işin başındaki zorluğu görünce vazgeçmesek hayatta ne ustalıklara gelicez…
Usta bir anne, usta bir evlilik
Teşekkürler ve alkışlar Nesrin hanımaSelda Öztürk dedi ki
9 Nisan 2026Gerçekten çok güzel yazılmış bir metin. Okurken insan hem kendinden bir şey buluyor hem de durup düşünüyor. Başlangıçlardaki zorlukların doğal olduğunu ve sabırla birçok şeyin aşılabileceğini çok güzel anlatmışsınız. Çok beğendim, emeğinize sağlık.
Özlem dedi ki
10 Nisan 2026Çok güzel kaleminize yüreğinize sağlık
Nrana S. dedi ki
10 Nisan 2026İnsan neyin neden olduğunu bilmediğinde vazgeçişleri oluyor. Tabii sonunda pişmanlıkları da...
Nurdan A. dedi ki
10 Nisan 2026Her zaman işin başındaki zorluklara sabredip mutlu olduğumuz anları yazıya döksek aslında ben bunu da başarmıştım diye insan görünce daha iyi anlıyor ne çok şeyin üstesinden geldiğini.
Dilek Ulutaş dedi ki
10 Nisan 2026Zamanında zorlandığım için onlarca şeyi bıraktım. Ancak Deneyimsel Tasarım Öğretsi ile tanıştıktan sonra pes etmeden devam etmenin yani o çıraklığın ne kadar kıymetli olduğunun farkındalığına varınca, hem kendi hayatımı kaldığım yerden, hem de çocuklarımın hayatına nasıl dokunabileceğim ve hiç bir şey için geç olmadığını öğrendim.
selçuk canbilek dedi ki
11 Nisan 2026Bütün evliliklerin başlangıcındaki temel sorun. Ama bunun sebebini anlayabilmek ve aşmaya çalışmak en büyük konfor.
Ayten Dönmez dedi ki
11 Nisan 2026İnsan bunları öğrendiğinde, her başladığı işte, bu acılarla karşılaştığında hemen vaz geçmiyor. İnsan hayatın içinde neyle karşılaşacağını bildiğinde ona nasıl tepki vereceğini bildiğinde, vöyle bir konfor yok :)
M.Y. dedi ki
13 Nisan 2026İnsanın süreçte nelerle karşılaşacağını bilmesi yola sağlam çıkmasını sağlıyor.
Gül Sevindik dedi ki
13 Nisan 2026Her işin başı zor elbette, ama her zorlukla da bir kolaylık verilmiş. Zorluk anında sabredip devam ederse insan için aşılamayacak zorluk kalmaz.
Handan K dedi ki
13 Nisan 2026İnsan bilmeyince en ufak bir şey de hemen vazgeçmek ve şikayet etmek istiyor. Öyle olunca da çözümler de uçuyor ustalaşmakta gecikiyor.
Handan K dedi ki
13 Nisan 2026İnsan bilmeyince en ufak bir şey de hemen vazgeçmek ve şikayet etmek istiyor. Öyle olunca da çözümler de uçuyor ustalaşmakta gecikiyor.
Nesrin Yılmaz dedi ki
13 Nisan 2026Ne çok başlayıp bıraktığımız şeyler oldu bu hayatta. Yolların başı dikenliydi, bizler ise tüm yolu böyle gideceğiz sandık.
Saliha E. dedi ki
13 Nisan 2026Bıraktığımız başlangıçlar oldu. Bunları bilseydik bırakır mıydık?..
Ş. B dedi ki
13 Nisan 2026İnsan farkında olmuyor hangi aşamda olduğunun, ilişkininde çıraklığı olurmuş...
Leyla dedi ki
13 Nisan 2026Resmin tamamını gördüğünüzde, çıraklığı bildiğinizde, tahammülümüz ve sabrımız artıyor.
Hayata bakışımız değişiyor..!Zeynep dedi ki
13 Nisan 2026O çıraklıktaki acı o kadar zor geliyor ki ustalığı hayal etmesek ya da bilmesek dayanması imkansız bir dönem.. Her şey yanlış gider ve doğru yapsan bile sonuçlar yanlış olur.. Katlanılacak bir durum değil gerçekten ama sonrasını bilince insan o zamanın tadını çıkarmayı öğreniyor.
Armağan dedi ki
16 Nisan 2026İletişim kadar kendi beklentilerimizi yönlendirebilmek de önemli. Yazıdaki “konuşmadan anlaşma” beklentisinin gerçekçi olmadığı ve bunun zamanla, deneyimle geliştiği vurgusu çok değerli. Nesrin Hanım sağlıklı bir iletişim modeline işaret ediyor. Yargılamadan dinlemek, duyguyu anlamaya çalışmak ve sürece sabırla yaklaşmak gerektiğini vurguluyor. İlişkilerde erken dönemde yaşanan hayal kırıklıklarının normal olduğunu ve çözümün kaçmak değil, iletişim kurmayı öğrenmek olduğunu hatırlatıyor. Yine de Sema bu nasihatleri dinleyip uygulasa bile ilerleyen zamanda eşiyle hâlâ sağlıklı bir ilişki yürütemediğini üzülerek görebilir. Bunun sebebi her ne olursa olsun, Sema üzerine düşeni yapmış ve gerçekten denemiş olmanın huzuruyla karar alabilecek olgunlukta olacaktır. "Bir yaşındayken ilk adımımızı attıktan sonra tekrar kalkıp denemeseydik bugün hâlâ popomuzun üstünde emekliyor olurduk."
Fatma Hüma dedi ki
16 Nisan 2026Her işin başı zorlu olacak. Bunu bilmeyince oradaki sıkışmışlık insanı bezdirebiliyor. Ama bilince süreci daha iyi yönetebilir... Elinize sağlık ...
Sena dedi ki
16 Nisan 2026İşin başındaki zorluğu atlatmaya yetse sabrımız, her şey yoluna girecek aslında...
Her şeyde...Tuğba Ö. dedi ki
4 Mayıs 2026İnsan hemen işin en güzel kısmına geçmek istiyor ancak zorlu yollar en güzel manzaralara çıkıyor. Bunu bir çok yolun başındayken öğrenmek hayatımda aydınlanmalara sebep oldu. Çokça teşekkürler.
Merve dedi ki
10 Mayıs 2026İnsan Hayatında her ne olursa olsun evlilik iş hemen bir yerlere varmak istiyor. İşse hemen para kazanıp zengin olmak, başarılı olmak, evlilikse hemen anlaşılır olmak istiyor. Bir domatesin hemen yetişmediği gibi.
