
Neleri Kurban Etmeli?
Trenden inip son dakikada köy dolmuşuna yetişti Selma. Köye doğru ilerlerken, arabanın camından manzarayla birlikte çocukluğu da akıyordu. Önce göletin yanından geçtiler, yüzmeyi öğrendiği gölet. Sonra haziran ayında üzerinden inmedikleri dut ağaçlarının. Yüzü gözü mosmor olurdu karadutları toplarken. Kaç yıl olmuştu köye gelmeyeli? En son atandığı yılın Kurban Bayramı’nda gelmişti, sonrası gurbetlik. Anneannesi ve dedesi nasıl da mutlu olmuşlardı atandığını öğrendiklerinde. Torunları öğretmen çıkmıştı, ne büyük gurur. Bayramlaşmaya gelen herkese söylemişlerdi “Bizim torun öğretmen çıktı.” diye. O Kurban Selma’nın atanması ile çifte bayram olmuştu. Yine bugünkü gibi bir arife günüydü. Anneannesi hem saçlarını taramış hem de sevinç gözyaşları dökmüştü.
Manzara camdan akarken, çocukluğunun arife günlerine gitti. Evde coşkulu bir hazırlık olurdu. Baklavalar açılır, sarmalar, börekler hazır edilirdi. Temizlik de bitti mi sırayla herkes banyosunu yapardı. Çocuklar bayramlıklarını başucuna koyar, uykuya dalarlardı.

Selma en çok Kurban Bayramı’nı severdi. Dedesi haftalar öncesinden kurbanlıklarını alır, bahçedeki ağaca bağlardı. Taze yoncayla besleme görevi de Selma’ya düşerdi. Hem yoncaları yedirir hem de bol bol severdi. Kurban paylarının dağıtılma görevi de Selma’daydı. Kesilirken biraz üzülse de bu ibadetin önemini biliyordu. Dedesi tüm payları özenle hazırlar ve ardından “Hadi bakalım, herkese selamımızı ilet, güler yüz ile payını teslim et. Oyalanmadan da hemen gel. Ellerini öpüp, bayramlarını da tebrik etmeyi unutma.” derdi. Bir koşu tüm köye dağıtımı tamamlar, arkadaşlarıyla şeker toplardı.

Kim derdi ki aradan bunca yıl geçti diye? O akşam banyodan sonra anneannesi yine saçlarını tarıyordu Selma’nın. Sanki küçük kız çocuğu gibiydi yine. Ama bu defa alınması gereken kararların yükü vardı omuzlarında… Hiçbir şeyden habersiz olan anneannesi sordu?
- Anlat bakalım, annen dedi ki, Emre sana yüzük almış. Düğün ne zaman, istemeye gelmeyecekler mi artık seni? Dünya gözü ile mürüvvetini görelim.
- Ne istemesi anneanne, resti çekti öyle gönderdi beni. Çok denemiş, sabretmeye çalışmış, değişirim diye beklemiş. “İyi düşün taşın memleketteyken. Bu huylarından vazgeçmezsen, ben daha fazla bu ilişkiyi sürdüremeyeceğim.” dedi.
- Hangi huylarınmış ya onlar?
- Çok kıskançmışım, öyle diyor. Her şeyi abartmayı sever zaten. Geçen gün bir şeyi merak ettim, bakayım dedim. İnat etti göstermedi bana telefonunu. Ben de sinirlendim, biraz sesimi yükselttim. “Hep haklı çıkmak istiyorsun, olmayınca da sesini yükseltiyorsun.” dedi bana. Ona güvenmemem onu kırıyormuş. Ben de onun her huyunu beğenmiyorum ama kestirip atmıyorum. Beni sevecekse böyle sevsin. Ne yapayım, çok seviyorum kıskanıyorum.
- Tek taraftan bakma güzel kızım. O senin telefonuna bakmak istese, sen izin verir miydin?
- Niye baksın ki, ben güven kırıcı bir şey yapmadım.
- O yaptı mı?
- O da yapmadı ama…
- Aması yok, evlilik güven üzerine kurulur. Karı koca olduktan sonra birbirinizin güvencesi, dayanağı olacaksınız. Telefonunu kontrol edecek kadar güvenmediğin adamdan koca da olmaz.
- Güveniyorum anneanne ama bazen duygularıma yenik düşüyorum.
- E be güzel kızım. Kurban edilen hep koç, koyun mu olmalı? Bazen huyların da kurban edilmesi gerekmez mi? Sen hiç değişmeyeyim ama mutlu olayım istiyorsun. Bir evlilik kolay mı kuruluyor bu devirde? Sen ona batan taraflarını törpüleyeceksin, o da sana batanları. Bu gece bir otur düşün, neler var kurban etmen gereken? Deden koçları kurban ederken, sen de bu huylarını kurban etmeye niyetlen. Mutlu bir hayat için değmez mi?
Bu yazı sana nasıl hissettirdi?
Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.
İlk tepkiyi sen bırak.
Yorumlar (32)
Melike t dedi ki
26 Mayıs 2026Etraflıca düşünüp yarına iyi bir niyetle girmek için ne güzel bir akşam :))
Fatoş Tatlı dedi ki
26 Mayıs 2026Emeğinize sağlık 🌸
“Kurban etmek” ne kadar da anlamalı…
Neleri kurban ediyorsun? Neyden ve niçin vazgeçiyorsun?Cansu P. dedi ki
26 Mayıs 2026Evlendiğimizde, bekarlık hayatımızı kurban ettiğimizi düşündürten bir yazı... 12 yılı deviren evliliğimde neleri kurban etmişim neleri... 😅 Çok şükür vazgeçişler başta acı vermişse de şimdi dönüp bakınca o huylarımı hiç özlememidiğimi farkettim❤️❤️❤️
Çiğdem s dedi ki
26 Mayıs 2026Mutlu bir hayat için gerçekten değer 🌺
Osman P. dedi ki
26 Mayıs 2026Duygularımız ve egolarımız uğruna başkalarını veya ilişkilerimizi kurban etmek kolayımıza geliyor ancak sonunda ortada bir ilişki ya da başkası kalmıyor. Ve en başa dönüyoruz. Mutluluk uğruna bizim de bazı şeyleri kurban etmemiz gerekiyor gerçekten.
Hatice mutlu dedi ki
26 Mayıs 2026Aslında önemli olan biz o beğenmediğimiz bize yakışmayan o huyumuzu görebiliyoruz mu? Onu bulup kurban ettiğimizde bize yük olan ağırlığımızdan kurtulmuş oluyoruz.
Selda Öztürk dedi ki
26 Mayıs 2026Yüreğe dokunan, çok doğal ve güçlü bir anlatım olmuş. Özellikle kurban kavramını sadece ibadet yönüyle değil, insanın kendi nefsi ve huyları üzerinden de ele almanız çok etkileyici. Selma’nın çocukluk anılarıyla başlayan sıcak atmosferin, hayatın gerçek meselelerine bağlanması çok başarılı olmuş. Anneannenin verdiği mesaj ise hem sade hem çok derin: Bazen mutlu bir hayat için insanın kendi yanlışlarını, kırıcı huylarını da “kurban etmesi” gerekiyor. Günümüzde ilişkilerde en çok eksik olan şeylerden biri de belki tam olarak bu; empati, güven ve karşılıklı törpülenebilme olgunluğu. Kaleminize ve emeğinize sağlık, düşündüren ve insanın kendine dönüp bakmasını sağlayan çok güzel bir yazı olmuş.
Naz A. dedi ki
27 Mayıs 2026Bugün neleri Kurban edebileceğimi düşüneceğim :)
Eylem dedi ki
27 Mayıs 2026Her sene kurban ayı bize kurban veremediklerimizi, vazgeçemediğimiz göremediğimiz yanlarımızı anlatıyor bize aslında… Kendimizden kaçmak yerine kendimizle muhabbetin tam sırası…
Aslı S. dedi ki
1 Haziran 2026Hayatta herşeyin bir karşılığı, bir bedeli var. Bir şeyi alırken bizimde birşeyler vermemiz gerekiyor. Tıpkı mutlu ve başarılı olabilmek için bazı fedakarlıkları yapmamız gerektiği gibi...
NB dedi ki
2 Haziran 2026Her karar bir vazgeçiştir aslında. Kararın için hayatında hangi kötü alışkanlıklarını veya daha iyi bir hedef için hangi daha az iyi olan davranışlarını kurban edicen. Neyi ne kadar istediğine önce karar ver. Sonra kurban et...
Şeydanur dedi ki
3 Haziran 2026Bazende soyutta bir şeyleri kurban etmektir aslında bayram. Bu seneki kurban bayramında beni en çok düşündüren bu oldu. Sen hangi huyunu kurban etmek istiyorsun?
MelekÇ dedi ki
3 Haziran 2026‘Kurban etmek’ beni derin anılar içerisine daldırdı…
Her seçim aslında kendinden bir şey kurban etmek. Peki bu iyi yönde mi kötü yönde mi? Bu zamana kadar kazandığım şeylerde aslında neleri kaybettim veya neleri kurban ettim. Derin ve çok anlamlı bir yazı.Emine Arslan dedi ki
10 Haziran 2026Kurban etmeyi bu açıdan hiç düşünmemiştim.Yanlış davranışlardan vazgeçmek kurban etmek..Harika.Teşekkür ederim.
Hayel dedi ki
3 Haziran 2026Meyer kurban edecek ne çok şey varmış
Meryem Y dedi ki
3 Haziran 2026İnsan her bayram begenmediği bir huyunu kurban edebilse ne güzel olur du. İnsan kendi huyunu begenip, başkasından beklediği için kurban etmeyi, kendine ayna tutamadığı için, hep mükemmelim zannediyor.
Duygu D dedi ki
4 Haziran 2026Hiç bir nesne aynı anda iki konumda olamıyor veya iki nesne aynı konumda olamıyor. O konuma yeni bir nesne koymak için eskisini kaldırmak gerekiyor. Bazı davranışlar da mutlulukla aynı yerde olamıyor. O davranışları kaldırmadan mutluluğu koymuyor hayat. Kurban bayramı bunları düşünmek için bir fırsar aslında 😉
Zeynep A. dedi ki
6 Haziran 2026O miss bayramları anımsatırken, bizimde kurban etmemiz gereken taraflarımız ne güzel anlatılmış :)
şafak B. dedi ki
6 Haziran 2026şöyle eski bayramlara uzanıp, hayal kurarken ; ne kadar da naif kurban vermemiz gerekenleri söylemişsiniz. insan düşünse neler neler kurban edilmeli?
Ebrar dedi ki
10 Haziran 2026Çocukluğuma götüren bu güzel yazı için teşekkürler.
Verdikçe çoğalır bizim zenginliğimiz 🤍Hatice dedi ki
10 Haziran 2026O samimi köy ortamında buldum kendimi tam okumaya dalmışken sonunun vuruculuğunu beklemiyordum.
Birden sen neleri hangi huylarını kurban edeceksin? diye düşündürdü.
Çok güzel bir yazı olmuş emeğinize sağlık.feyza nur melek dedi ki
10 Haziran 2026Her insanın bir kurbanı olmalı. Hem de yılda birkaç kere belki. Gün içine, iş yerinde. Asık suratını kurban etmeli ya da bir türlü esneyememesini mesela. Herkese tamam deyip verdiği sözü unutmasını, herkesi haklı görüp bir kendine hak verememesini. Her neyse işte.
Uğur K. dedi ki
10 Haziran 2026İnsan yuva kurmaya karar verdiğinde bazı huylarındanda vazgecmesi gerekiyor. Yoksa hayatımızda denge bozulmaya başlıyor ve daha yuva kurulmadan çekilmez bir hâl alıyor.
Muhammed dedi ki
10 Haziran 2026Kurban edebildiklerimiz kadar sahip olabiliyoruz birşeylere. Sadece belirli bir zaman için.. o halde kurban etmeye değer neler var bakalım hayatımızda..
Hazal dedi ki
10 Haziran 2026Ne için nelerden vazgeçebiliyorsun, kurban edebiliyorsun…
Seçilen Ö dedi ki
10 Haziran 2026Birini sevmenin ölçüsü onu kıskanmak gibi yanlış bir algımız var. Oysa ne kadar yanlış. Güzel bir konuya temas edilmiş :)
Muhammet K. dedi ki
11 Haziran 2026İnsan hep karşı tarafın birşeylerden vazgeçmesini bekliyor. Fakat asıl kar senin vazgeçebildiklerinin getirdikleri.
Zeliha E. dedi ki
11 Haziran 2026Neleri Kurban edebiliyoruz yada edemiyoruz aslında, detaylı incelemek önemli….
Çok güzel değinilmiş eneğimize sağlık…Zeynep Şeyma A. dedi ki
27 Haziran 2026İnsan hayatta hep kendi kurban ettiklerine odaklanıyor. Karşımızdakinin bizim için kurban ettiği şeyleri görmeye çalışmak ilişkileri ne kadar da kolaylaştırıyor aslında...
Zeynep D dedi ki
30 Haziran 2026Yazıyı çok beğendim.. Kurbana bu açıdan bakmak çok farklı geldi. Huy kurban etmek... Hep sevdiğin bir şeyi kurban etmelisin gibi düşünürdüm ama bu yazı daha başka şeylerin de kurban edilebileceğini düşündürdü..
Selmin hamidioğlu dedi ki
11 Temmuz 2026Başka şeylerin de kurban edilebileceği, ne kadar da çarpıcı bir tanımlama olmuş🥺
Barış K. dedi ki
18 Temmuz 2026Bir huyu kurban etmek mi? Hiç düşünmediğim bir bakış açısı...
