İşin Aslı

İşin Aslı

3 dk okuma

Yol boyunca hızlı hızlı yürüyordu. Hangi sokaktan çıktığının, nereye gittiğinin önemi olmadan sadece ilerliyordu. Rüzgâr yüzüne çarpınca, biraz kendine gelir gibi oluyordu. Ama sonra yine aynı düşünceler zihnine üşüşüyordu. Birden arabaların arasında öylece kalakalmıştı. Arabalar Aslı’nın hareket etmesi için kornaya basıyordu. Ama Aslı bilinçsizce etrafına bakıyordu. Biri koluna girmiş, çekiştirerek onu karşıya geçirmişti.

“Evladım ne yapıyorsun sen, ezileceksin.” sesiyle kendine geldi. Kolundan tutup karşıya geçiren eski komşuları Ayşe Teyze’ydi. Aslı’nın üzüntüsünü fark edip, onu bırakmak istememişti. “Ah ne çok oldu seni görmeyeli, nasıl özlemişim. Hadi gel de şu parkta biraz oturalım.” dedi. Aslı’nın bir şeye itiraz edecek gücü yoktu. Reddetmeden usulca başını salladı. Boş bir banka oturup, bir süre koşuşturan çocukları seyrettiler.

O sırada adımlamaya çalışan bir bebeğe gözleri ilişti. Adım atmaya çalışırken düşmüş ve ağlamaya başlamıştı. Fakat annesi bebeği yerden kaldırmıyordu. Çocuğun çabalaması, kendi kendine kalkabilmesi için süre tanıyordu. Başka bir grup ise kaydırağa çıkmak için uğraşıyorlardı. Çocuklar hiç durmadan sağa sola koşturuyor, salıncaklarda sallanıyorlardı.

“Hayatta bizler de tıpkı bu çocuklar gibi değil miyiz? Önce ufak adımlarla başlıyoruz hayata.” dedi Ayşe Teyze. “Sürekli bir çaba ve koşturma içindeyiz. Bebeklik, çocukluk derken bir bakmışsın aile evinden çıkmışız. Üniversiteye gidiyoruz yalnız kalmayı öğrenmemiz gerekiyor. Sonra birileriyle tanışıyoruz evleniyoruz, kendi ailemize emek veriyoruz. İşler güçler derken yaşımız ilerliyor. Ömrümüz hep bir hareket ve koşturmaca ile geçiyor ve gidiyor.”

Bu cümleler Aslı’nın tekrar düşünmeye başlamasını sağlamıştı. Gerçekten emek vermek ne demekti? Bu hayatta hangi konularda emek vermişti? Hayatı, gökyüzündeki bulutların akıp gitmesi gibi geçmişti gözünün önünden.

Önce hep olgun davranan kızı aklına düştü. Eşinin şehir dışında çalışması sebebiyle yalnız başına büyütmüştü onu. Sonra iş hayatında yaşadıklarını düşündü. Günlerce patronla bir konuda tartışır ama sonunda çözüm üretirlerdi. Evlendiğinde yemek yapmayı bilmediğini hatırladı, ne çok zorlanmıştı öğrenirken. Şimdi de eşiyle yaşadıkları sorunlarına çözmekte zorlanıyordu. Nerede hata yapmışlar, işleri nasıl bu hale getirmişlerdi?

Ben nerede hata yaptım?

Kızını büyütürken gecelerce başında beklemişti. Uyudu mu, uyumadı mı, karnı doydu mu, yürüyebilecek mi derken kızını bugünlere getirmişti? O minik bebek tatlılar tatlısı bir çocuk olmuştu. Bunları hatırlayınca yüzüne bir tebessüm yerleşivermişti. İnsan emeklerinin karşılığını gördüğünde mutlu oluyordu.

Eşinin yanında olmadığı süreçlerde aslında güçlenmişti.  Yalnız başına iş yapabilmek konusunda marifetlenmişti. İş yerinde patronuyla çözüm üretme konusunda ustalaşmışlardı. Sorun olarak gördüğü her yerde aslında güç kazanmıştı. Yeni şeyler öğrenmiş ve yol almıştı. Sadece hayatın koşturmacası içinde yaşadıkları güzellikleri gözden kaçırdığını anlamıştı.

İnsan, her yaşında öğrenip, marifetlenebiliyordu. Şikâyetlenmek yerine problemlere çözüm aramak işini kolaylaştırıyordu.

“Ah Ayşe Teyze, ne iyi oldu da karşılaştık seninle. Sözlerin bana çok iyi geldi.  Hayatta sürekli öğreniyoruz, öğrendikçe var oluyoruz. Başımıza gelen her şey bize bir ders veriyor. Bugün o yolda öylece kalmasam seninle bu sohbeti edemeyecektim. Teşekkür ederim.”

“Asla yapamam dediklerin olmasın kızım, öyle dediğin yerde zorlanırsın. Esneklik kazanmaya ihtiyacımız var hem bedenen hem de zihnen. Düşüncelerimizle beraber kendimizi de geliştirmemiz gerekir. İnsan hayatta bedel ödedikçe güçlenir ve yol alır. Marifet kazanır, şikâyet etmez hale gelir. Halden anlar birine dönüşüp, olgunlaşır.”

Aslı da bugün yaşadıklarını düşünmeye fırsat bulmuştu. Hayatı zorlaştıran, yaşadığı olayları düşünüp üzülmek, dert yanmaktı. Şimdi ise şikâyet etmenin yerine, çözüm üretmenin önemini anlamıştı. Mutluluk için nasıl adım atacağını öğrendiği bir gün olmuştu.

Paylaş

Bu yazı sana nasıl hissettirdi?

Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.

İlk tepkiyi sen bırak.

Yorumlar (22)

  • Eylem dedi ki

    27 Eylül 2026

    Problem yaşadığımızda ve çözüm aradığımızda bazen Ayşe teyze bazen sokakta oynayan bir çocuk bazen de yanımızda konuşan insanlar aracılığıyla çözümü duyruluyor aslında. Yeterki biz şikayet etmek yerine çözüm arayalım…

  • MÇ dedi ki

    27 Eylül 2026

    Bir konuda emek harcadığımızda hemen sonucunun gelmesini isteriz. Beklentiye gireriz. Bu da hayatta ki güzellikleri görmemizi engeller. Ancak her şeyin bir zamanı vardır. Her emeğin karşılığı zamanla verilir. Bunu fark ettip bedellerimizi emeklerimizi yönümüzü çevirdiğimizde gözümüzün önünde olan güzellikleri görür ve mutlu oluruz.

  • Işık dedi ki

    27 Eylül 2026

    Şikayet insanı girdap gibi içine çekiyor, ne zaman ki çözüm üretmeye odaklanıyoruz, işte o zaman kapılar açılıyor. Marifetlendikçe daha çok çözümü daha kolay görmeye başlıyoruz.

  • Zehra dedi ki

    27 Eylül 2026

    Çok doğru.... şikâyet sikayeti getiriyor. Anlattıkça anlatasi geliyor insanın. Sonra da kafayı toparlayıp çözüm bulamıyoruz.

  • NB dedi ki

    27 Eylül 2026

    Hayatta hepimiz sıkıntılarla problemlerle karşılaşıyoruz. Problem dedimiğimiz şey aslında hayatın bize çözüp marifetlenmemiz için sorduğu sorular. Biz emek verdikçe çözdükçe güçleniyoruz. Ama şikayet ettiğimde o zaman çözüm bizden uzaklaşıyor ve problemimiz daha çok büyüyor. Kaleminize sağlık🌸

  • Zeynep Çörte dedi ki

    27 Eylül 2026

    İnsanı geliştiren şey, zorlandığı yerde pes etmeden ne yapacağını düşünerek ilerleyebilmesidir. Her şeyin bir çözümü vardır. Yeter ki onu yapmaya isteğimiz olsun. Her şey hallediillliiiir :) Şikayet etmeden ne yapacağımıza odaklanmamız lazım…

  • Zeynep A. dedi ki

    28 Eylül 2026

    Düştüğünde şikayet edebilmeden yola devam edebilmek... İnsanı yol aldıran en önemli şey belki de...

    • Fatma Bayram dedi ki

      1 Ekim 2026

      Şikayet ve dertlenmek en kolayı ama çözüm getirmiyor. Düşsede kalkıp, yanlışını bulup, doğruları yaparak devam etmeli insan.

  • Nuran Öz dedi ki

    29 Eylül 2026

    Hayatın içinde insan doğru şeyleri yaptığın sanarken, yanlış hamleler yapmış olabiliyor. Bu da onu duygusal bir yorgunluğa ve ümitsizliğe sürüklüyor. Buradan çıkış çok mümkün. Yeter ki insan çözüme odaklanıp doğru tepkiler verebilsin.

  • Zeynep dedi ki

    1 Ekim 2026

    Bir konuda çalışan emek harcayan insanın şikayeti de çalışmayana göre az oluyor sanırım. Çalıştıkça bir konuda emek harcadıkça kolayca eleştiri yapmamaya başlıyor insan arka plandaki yapılanları görmeye başlıyor. O yüzden çok şikayet ettiğim yerlere bakıp nerelere daha fazla mesai harcamalıyım acaba diye düşünüyorum..

  • Duygu Demir dedi ki

    1 Ekim 2026

    Belki de çocuklarımıza öğretmemiz gereken en önemli becerilerden biri bu... Şikayet etmeden çözüme odaklanmak... Problemler, engeller hep olacak hayatta ama hiç kimse çözümlere şikayet eden biri kadar uzak değil :)

  • Merve dedi ki

    1 Ekim 2026

    Bize gelen problemler aslında bizi güçlendirmek için geliyor ama insan bazen bunu göremiyor

  • Yeşim Gülergün dedi ki

    1 Ekim 2026

    Şikayet etmeme orucu tutmayı düşünüyorum :)

  • Şura dedi ki

    1 Ekim 2026

    Hayatta her konuya önce çırak olarak başlıyoruz. Çıraklıkta karşımıza çıkan her şey bize zor ve başa çıkılmaz geliyor… ama doğru tepkileri verip şikayet etmeden ilerlediğimizde bir sonraki level a geçme hakkını elde ediyoruz… çıraklıkta problem ettiklerimizin, kalfalıkta çözümü kolay olan konulara dönüştüğümü görüyoruz…

  • Hüsna Karaköse dedi ki

    1 Ekim 2026

    Bazen hayatın içinde o kadar koşturuyoruz ki, aslında ne kadar yol aldığımızı fark etmiyoruz. Aslı’nın yaşadıklarını hatırlayıp “Ben nerede hata yaptım?” diye düşünmesi ve sonunda yaşadıklarının ona kattıklarını fark etmesi çok güzel geldi. İnsan bazen durup geriye bakınca kendini daha iyi anlıyor.
    önemli olan şikayet etmeden yolumuza devam etmek :)

  • Naz Akgümüş dedi ki

    1 Ekim 2026

    Çok emek verip sonuç odaklı olmadığımız yerlerde şikayet de etmiyoruz :)

  • Dilek Ulutaş dedi ki

    1 Ekim 2026

    Aslında hayattaki en büyük engel ve en büyük destek yine insanın kendisi olduğu ve hepimizin güncel hayatta yatırdığımız kimi zaman küçük kimi zaman o küçüklerin yan yana gelmesi ile büyüttüğümüz sıkıntılı süreçleri kendimiz ne güzel anlatılmış. Ve aynı zamanda bakış açısını değiştirmesi ile yine Aslınıni bulunduğu sıkıntılı durumdan kendisinin desteğiyle toparladı.

  • Zeliha E. dedi ki

    1 Ekim 2026

    Bazen herşey düğümlenmiş gibi gelir, problemler dag gibi geliyor kişiye ama doğru yöntem bizleri faydaya götürür.

  • Hatice mutlu dedi ki

    2 Ekim 2026

    Şikayet ettikçe çözüm marifetimiz gidiyo. Evet o problem geldi çöz ve geç yenisi gelecek. İnsan problemi çözdükçe güçlenir yoksa birikip birikip bir yığından, yükten başka bir şey olmicak. Problem varsa onu çözecek güçde var.

  • Gülcan K dedi ki

    3 Ekim 2026

    Zorluk ve problem insan var olduğu müddetçe var :)
    Madem varsa ve olucaksa da ben en konforlu nasil yaşarım bu hayatı?
    1-Şikayet etmeden :)
    2)...

  • şafak BAYRAKTAROĞLU dedi ki

    5 Ekim 2026

    farkındalık ne güzel şeysin...

  • Ayten dedi ki

    11 Ekim 2026

    Zorluklarla karşılaşınca bazen Aslı gibi kalakalıyoruz. Ama elimizden tutup hareket ettiren, adım attıran yine, bir hedefi olmak, onun için bedel ödemeye hazır olmak, ne güzel.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.