Azimli Kuş

Selim’in evden hiç çıkmadığı üçüncü günüydü. Kafası çok karışık ve ne yapacağını bilemez haldeydi. “Neden hep benim başıma geliyor bunlar?” diye soruyordu. Sorun kendisinde miydi yoksa suçladıklarında mıydı? Televizyon karşısında oturmuş, ekrana dalgın gözlerle bakıyordu. Yine derin düşüncelerin içinden çıkamıyordu.

Birden, televizyondaki belgeselden gelen kuş sesiyle düşüncelerden sıyrıldı. Ne tatlı bir kuştu, kanatları rengarenkti. Aynı zamanda çok da güzel dans ediyordu. “Sahi, neden böyle hareket ediyordu bu kuş?” diye düşündü ve dikkat kesildi televizyona. Kendisine eş bulmak için çeşitli figürlerde danslar ediyordu. Bir taraftan da eş olarak seçilmek için yuva hazırlıyordu. “Tam bir tatlı kaçık bu kuş.” diye düşündü.

Kuş, günlerce küçük ağaç dallarını toplamış ve kendisine bir kule inşa etmişti. Seslendirenin söylemine göre dişi kuş onu beğenirse, eşi olabilecekti. Hakikaten, iki metre yüksekliğinde bir kule yapmıştı ve hiç durmamıştı. Kararında ne kadar azimliydi bu kuş. İki günün sonunda dişi bir kuş onu fark etmişti. Dişi kuşun etrafında dans etmişti ama dişi kuş biraz izleyip, beğenmeyip uçup gitmişti.

Eylem ısrar ister.

Yılmamış, ümidi tükenmemiş olarak bir başka kuşu bekliyordu. Dişi bir kuş alana girince “İş şimdi başlıyor.” diyordu seslendiren. Dans edip ve tekrar kendini beğendirmeye çalışması gerekiyordu. Bir o tarafa bir bu tarafa figürler sergiliyordu. Sonra durup durup dişi kuşa bakıyordu. Dişi kuş hala tav olmuyordu. Dişi kuşun yanına yanaşıyordu ama o hop başka dala konuyordu. O, ısrarla dansına devam ediyordu. O, dişi kuşu istiyordu ve hiç vazgeçeceğe benzemiyordu. Dişi kuş da onu tüm sınavlara tabii tutuyordu adeta.   

Belgesel bitmişti yüzünde bir tebessüm vardı. “Hayat insana bir kuştan dahi neler öğretir.” diye mırıldandı. Selim, kuşa gerçekten çok imrenmişti. Ne kadar netti kararında, günlerce yılmadan yuvasını yapıyor, sabırla bekliyordu.  Elinden giden için üzülmeyip, bir diğeri için ümit besliyordu. Hayata ne kadar uyumlu yaşıyordu. O bir kuştu ama ne kadar azimliydi. Hedefine ulaşmayı hiç usanmadan, sabırla bekliyordu. Beklediği geldiğinde hiç duraksamıyor, az durayım, yorgunum demiyordu. Kafam karışık gibi düşüncelere dalmadan hemen harekete geçiyordu.

Hayat aslında tam olarak buydu. Selim’in hayatta yaşadığı birçok problemin sebebi buydu. Çok sevdiği, bakıştığı, evlenmek istediği kıza bir türlü açılamamıştı. Daha sonra kızın başkasıyla evlilik sürecine girdiğini duymuştu.

Hayalini kurduğu iş mülakatına girmeyi sürekli sonraki dönemlere erteliyordu.  Hayatta bir şeyleri istiyor ancak adım atmayı geciktiriyordu. Kararlar alıyor ancak “Sonra yaparım” diyordu.

“Sonra yaparım” dediği şeyler bir fırsat gibi kaçıp gidiyordu.

Bazen de çığ gibi büyüyüp gözünde yapılamaz hale geliyordu. Oysa istekleri vardı ve kararını da vermişti aslında. Ne iş yapmak istediğini ve nasıl bir hayat yaşamak istediğini biliyordu. Ama harekete geçemiyor ya da kararını istikrarlı devam ettiremiyordu. Yapmadığı işler onu günden güne ümitsiz bir hale sokuyordu. Gözünün önündeki problemin ne olduğunu görmüyordu.

İzlediği bu kuş onda bir şeyleri ateşlemişti artık. Kendi problemini kuşu gözlemleyerek görmüştü. Oysa öncesinde kimler neler anlatmıştı ona ama şu an kendisi idrak etmişti. Bir karar verdikten sonra hemen o işe koyulacak istikrarlı, azimli bir şekilde çabalayacaktı. Karşısına birtakım sınavlar gelecek ama o ümidini kırmayacaktı.

Başarı, hedefe ulaşırken önüne çıkan engellerin aşılması ve karar verilen hedefe ulaşmaktı.

35 Responses

  1. Bir kuş bize hedefe giderken nasıl davranmamız gerektiğini öğretebiliyor. Hayvanlar,bitkiler amaç ve hedeflerine uyumlu davranıyorlar. Bizler de hayatta bir hedef belirkediğimizde bize gereken sabır ve azimli olabiliriz..

    Loading spinner
  2. Önemli olan neye rağmen nasıl davrandığımız, önümüze hangi engeller çıkarsa çıksın güzelce kenara alıp azimle yola koyulmamız…
    Zaman kısa hayat devam ediyor😊

    Loading spinner
  3. “Hayat insana bir kuştan dahi neler öğretir.”
    İnsan bir kuştan bunları öğrendiğini görünce ve binbir çeşit hayvanı düşününce insan heyecenlanıyor. Bir hayvan bir yöntem sunmuş, çok hoş bir yazı emeğinize sağlık.

    Loading spinner
  4. “Sonra yaparım…” ne kadar basit, halledilebilir bir şey ama sonra yaparımlar biriktikçe o dağın altından kalkamıyor işte insan… Elinize sağlık, bir kuştan öğreneceğimiz ne çok şey var…

    Loading spinner
  5. Hayatta ne çok şeyi erteliyor ve sonra yaparım diyoruz. O sonralara bir türlü sıra gelmiyor oysa ki. Çünkü gözümüz korkuyor erteledikçe.

    Loading spinner
  6. ”harekete geçemiyor ya da kararını istikrarlı devam ettiremiyordu. Yapmadığı işler onu günden güne ümitsiz bir hale sokuyordu. Gözünün önündeki problemin ne olduğunu görmüyordu.” İnsan, küçük küçük adımlarla vazgeçmeden sürekli devam ettiğinde varmka istediği yere çoook yaklaşıyor. Kuş hem keyifli hem istikrarlı. Bazen bu kendimiz değilde etrafımızdakilerde olabiliyor, sen yolda ilerlerken keyfini yok etmeye çalışıyorlar ama önemli olan tüm bunlara rağmen yol almak….

    Loading spinner
  7. “Başarı, hedefe ulaşırken önüne çıkan engellerin aşılması ve karar verilen hedefe ulaşmaktı.”

    Engelleri aşmak bazen zor olsa da insan o engelleri aşarken çok şey öğrenir☘️

    Loading spinner
    1. Hedefe giderken ödediğimiz bedeller anlamlandırıyor vardığımız yeri… İnsan sanki hedefe değil de en sona, sonuca bakıp onu isterken saşıyor rotasını. Yol alamıyor, harekete geçemiyor. Azmi de bundan olmuyor, sonuca ulaşmak için yapılması gerekenler ertelendikçe erteleniyor…

      Loading spinner
  8. Sonra dediğimiz her şey avcumuzun içinden kayıp gidiyor. Ertelemeden, hemen harekete geçmek ve net olabilmek… Hangisinden dolayı kaybettiğimize konsantre olup, yol haritası çizebilmemiz için güzel bir yazı olmuş

    Loading spinner

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading spinner